Doktorlar Turnuvası Başlıyor…

Anadolu Hayat Emeklilik Tenisçi Doktor ve Eczacıları Turnuvaya Bekliyor! devamı

"Türk Telekom İzmir Cup" sporcumuz Marsel İlhan devamı

Türk Telekom İzmir Cup'ta çiftlerin şampiyonu belli oldu devamı

bir Türk sporcu ATP Challenger Turnuvasında finale yükseldi devamı

Marsel İlhan, İtalyan Paolo Lorenzi ile yaptığı maçı 6/4 6/4 kazanarak yarı finale yükseldi. devamı

Faruk Özak UTEM Tesislerinde  Spordan sorumlu Devlet Bakanı Sayın Faruk Özak ve Gençlik Spor Genel Müdürü Yunus Akgül devamı

Diğer haberler
-
Doktorlar Turnuvası Başlıyor…
-
Marsel İlhan Finalde kaybetti
-
İzmir Cup'ta çiftlerin şampiyonu belli oldu
-
bir Türk ATP  Turnuvasında finale yükseldi
-
Marsel İlhan Yarı finalde...
-
Faruk Özak UTEM Tesislerinde
-
Türk Telekom İzmir Cup başlıyor
-
Şampiyon Andy...
-
Andy Murray 4. turda....
-
Nadal finade geçti...
-
Murray Robredo yu kolay geçti...
-
Murray zaferle döndü...
- Indian Wells başladı…
-
Davis Cup-Rusya Romanyanın  2-0 önünde
-
Davis Cup-COX:GB henüz bitmedi...
-
Murray Davis Cub tan çekildi…
-
WTA Tour-Williams, Mexican  Open zaferi
-
Dubai de final Ferrer ile Djokovic arasında…
-Nadalbandian Acapulco Open da  başaramadı…
-
Murray ayakta kalmayı başardı…
-
RAZZANO  ; DUBAI de finale yükseldi...
-
Dünyanın bir numarasını yenen adam

YAZARLAR

Erkan Bayazitli

 
Gökmen Kara

 

Sitemizde yazar olmak istermisiniz..
info@tenissever.com

 

  ATP Sıralama  

1

Rafael Nadal

14990

2

Roger Federer

10910

3

Novak Djokovic

8420

4

Andy Murray

7850

5

Nikolay Davydenko

4735

6

Andy Roddick

4610

7

Juan Martin Del Potro

4470

8

Gilles Simon

3930

9

Fernando Verdasco

3590

10

Gael Monfils

3550

   WTA Sıralama  

1

Serena Williams

9432

2

Dinara Safina

9121

3

Jelena Jankovic

7985

4

Elena Dementieva

7671

5

Vera Zvonareva

7090

6

Venus Williams

6842

7

Ana Ivanovic

5184

8

Svetlana Kuznetsova

4308

9

Nadia Petrova

3762

10

Victoria Azarenka

3760

DÜNYADA OYNANAN KARŞILAŞMALAR

Pazartesi, 18 Mayıs  2009
ARAG ATP World Team Championship, Dusseldorf:
Red Group:
Phillip Kohlschreiber (Ger) bt Robby Ginepri (USA) 6-7 (5-7) 7-6 (7-4) 6-0
Blue Group:
Viktor Troicki (Ser) bt Maximo Gonzalez (Arg) 6-4 6-1 ,
ATP Interwetten Austrian Open Kitzbuhel, Kitzbuhel:
1st rd:
(7) Mikhail Youzhny (Rus) bt Daniel Gimeno-Traver (Spa) 6-2 7-6 (9-7)
Marcel Granollers (Spa) bt Teimuraz Gabashvili (Rus) 7-6 (13-11) 6-3
Andreas Beck (Ger) bt Jan Hernych (Cze) 5-7 6-3 7-5
Nicolas Massu (Chi) bt Robin Vik (Cze) 6-4 6-2
(3) Victor Hanescu (Rom) bt Nicolas Lapentti (Ecu) 6-7 (6-8) 6-3 7-5
Daniel Koellerer (Aut) bt Thomaz Bellucci (Bra) 6-4 6-4
Agustin Calleri (Arg) bt Yen-Hsun Lu (Tpe) 3-6 7-5 0-1 ret ,
WTA Internationaux de Strasbourg, Strasbourg:
1st rd:
(3) Shuai Peng (Chn) bt Alexa Glatch (USA) 3-6 6-2 6-0
Kristina Barrois (Ger) bt Irena Pavlovic (Fra) 6-3 6-3
Ayumi Morita (Jpn) bt Kinnie Laisne (Fra) 6-1 6-3
(4) Gisela Dulko (Arg) bt Mara Santangelo (Ita) 6-1 7-6 (7-3)
Aravane Rezai (Fra) bt (2) Sybille Bammer (Aut) 6-2 6-2
WTA Warsaw Open, Warsaw:
1st rd:
Anne Keothavong (Gbr) bt (7) Bethanie Mattek-Sands (USA) 6-2 7-6 (7-4)
Marta Domachowska (Pol) bt Akgul Amanmuradova (Uzb) 6-2 6-1
Kateryna Bondarenko (Ukr) bt (9) Tsvetana Pironkova (Bul) 7-5 6-2
(3) Jie Zheng (Chn) bt Olga Govortsova (Blr) 4-6 7-6 (7-0) 6-3
Julia Goerges (Ger) bt (4) Aleksandra Wozniak (Can) 7-6 (7-5) 6-3
(8) Alona Bondarenko (Ukr) bt Katarzyna Piter (Pol) 6-0 6-0
Maria Sharapova (Rus) bt Tathiana Garbin (Ita) 6-1 6-7 (6-8) 6-3,

ATP WTA DAVIS CUP FED CUP


 

ERKEKLERDE EN ÇOK KAZANANLAR

  Rafael Nadal

             2,182,160   

  Andy Murray

953,937   

  Andy Roddick

929,073   

  Roger Federer

874,900   

  Novak Djokovic

641,154   

  Jo-Wilfried Tsonga

412,004   

  Fernando Verdasco

388,990   

  Nicolas Almagro

382,457   

  Tommy Robredo

381,705   

  Radek Stepanek

370,258   

BAYANLARDA EN ÇOK KAZANANLAR

  Serena Williams

1,666,697   

  Vera Zvonareva

1,156,913   

  Dinara Safina

814,278   

  Venus Williams

562,822   

  Elena Dementieva

494,508   

  Ana Ivanovic

430,367   

  Victoria Azarenka

419,797   

  Virginie Razzano

245,004   

  Marion Bartoli

217,142   

  Anastasia Pavlyuchenkova

195,322  

 

Rafael Nadal ;2005 Roland Garros'da 1 numaralı seribaşı Federer'i yarı finalde eleyip, finalde Mariano Puerta'yı eleyen 1986 doğumlu İspanyol tenisçi tenise küçük yaşlarda başladı. 4 yaşında Rafael'i çalıştırmaya başlayan amcası Toni Nadal halen oyuncunun koçluk görevini üstleniyor. Annesi Ana Maria, babası Sebastian ve kardeşi Maria Isabel ile birlikte
TENİSSEVER YAZILARI

Pazartesi, 08 Haziran  2009
Sevgili Tenissever'ler,
Roland Garros sona erdi. Federer ve Kuznetsova sampiyonluklarý kazandýlar.
Burada Federer'in dikkatli olarak incelenmesi gerekiyor. Grand Slamleri arka arkaya kazanan duygularýný beli etmeyen ve kral edasý ile kortta dolasan Federer bitti. Bu karsilastigimiz yeni Federer. Duygularýný ifade eden kýzan, kendisine vuran ( Del Potro ile vole puanýndan sonra)sevinçlerini belirten bir Federer var karþýmýzda. Ýþte bu Federer insani duygularý ifade eden Federer kazandýðý bu Grand Slam'le tenis tarihindeki en büyük oyuncu sifatýný de elde etmiþ oluyor. Grand Slam yapan 6 oyuncu arasýna girerken, Sampras'ýn 14 Grand Slam'lik rekorunu da egale ediyor. Geri düþtüðünde mücadele eden, kritik puanlari kolaylýkla oynayabilen Federer duygusal durumlarini da kontrol edebilir halde, Artýk daha esnek ve yeteneklerini kullabilir durumda. Bu deðiþimden dolayý kendisini tebrik ediyoruz. Ancak baþta da ifade ettiðim bu Federer yeni Federer.
Bu yapýsý ile ve tenis oynamaktan hoþlandýðýný söylediði yapýsý ile daha uzun yýllar yeni rekorlara imza atacaktýr.
Soderling'in geldiði nokta da ilginç. Çok önemli oyuncularý yendikten sonra Federer'e hiç direnç gösterememesi finali finalden önce hiç düþünmediðini gösteriyor.
Del Potro ise Federer'i yenebilecekken iki drop shot ve bir tane kendi backhand'i ile dýþarý attýðý toptan sonra daðýlýp maçý verdi. Son Sette servis kýrdýrdýktan sonra Federer'in servisini kýrýp, sonra tekrar servisini kýrdýrmasý maçýn bittiðini gösteriyordu.
Dikkat edilmesi gereken nokta tepede yer alan teniscileri ortak özellikleri "atlet" olmalarý. Federer'in farký ise yeteneði. Kritik anlarda yaptýðý vuruþlar. Bunun anlamý teniste üst sýralara çýkacak olan teniscilerin atletik yapýlarýnýn önemsenmesi gerekiyor. Tepedeki oyunculara baktýðýnýzda baþka bir spor yapmýþ olsalardý o sporlarda da yýldýz olabileceklerdi.
Safina Kuznetsova maçý ise birbirini iyi tanýyan iki teniscinin maçý idi. Ve aldýðý puanlarla sinirlendirdiði Safina'yý kolaylýkla yendi.
Bu konuyu bilenler daha detaylý yazabilirler ama bu sene Roland Garros'ta kortlar daha hýzlý gibi göründü bana. Toplarýn sektikten sonra daha az spin almasý ve hýzýný kaybetmemesi yüzeyde kullanýlan tozun daha ince olmasýndan kaynaklanýyor olabilir. Bu sadece benim ekrandaki gözlemim.
Erkek tenisi etki alanýnýn yýldýzlar sayesinde büyütürken, bayan tenisinde yýldýz olmamasýndan dolayý ilgi azalýyor. Ancak en fazla ilgi çeken (most popular) fotoðraf ise Simona Halep'in fotoðrafý.
http://www.rolandgarros.com/en_FR/news/photos/2008-06-08/200806081212934715099.html?glryid=top_images_gallery
Bunun neden olduðunu da fotoðrafa bakýnca anlayabilirsiniz.
Güzel bir hafta ve herkesin Federer'in olumlu yönde deðiþebildiði bir hafta dilerim.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren

Pazartesi, 18 Mayıs  2009

 
VTB  nin ikinci veteran  tenis turnuvası  Levent  Tenis kulübünde   02 - 14  haziran tarihlerinde...

 Turnuva ya kayıt için  0532 3545910  ergül güner   ve 0543 6943269  özkan karaçoban...

 ergulguner@yahoo.com   a  mail atarak kayıt  olabilirsiniz...maillere geri dönüş  yapılacaktır...

Ergul Guner

Izmir Cup 'in basinda cok cikmadigi konusunda ki yorumunuza, turnuvanin organizasyonunda calisan biri olarak net bir cevap verebilirim.
Izmir Cup la ilgili cikan tum haberleri hepimizin bildigi ulusal bir medya takip sirketi takip etmistir. 1 hafta boyunca Izmir cup cesitli gazetelerde 135 kez haber ve yorum olarak yer almistir. Normal bir haftada sadece 4-5 tenis yazarinin haftada 1 yazdigini dusunursek tenis icin umut verici bir gelismedir diye dusunuyorum.
Bunun yaninda Ege bolgesinde yayin yapan Yeni Asir TV de hafta boyunca 30 saat a yakin "banttan canli", canli, ozet goruntu ve roportaj olarak yayinlanmistir.
Maclarin oynandigi Utem tesislerinde Produksyon odasi kurulmus, gunluk maclarin ozet goruntuleri ayni gun icerisinde TV kanallarina kaset olarak ulastirilmis ayrica mac fotograflari ve skorlari aninda mail ortaminda gonderilmistir.
Web sitemiz, tesislerde kurulan Veri giris bolumunde, tum skorlar ve tablolar, mac bitiminde hakemden gelen rapor esliginde, hemen siteye konulmustur.
Sanirim bu konuda yavas veya ilgisiz olarak tanimlanabilecek bir kurum varsa bu Izmir Cup olmamalidir. Tamamen Profesyonel bir PR sirketi ile calisilmis ve her konuda titiz davranilmistir.
Oglen 12:30 da, 34 derece sicak, rutubet ve kavurucu gunes altinda oynanan final macina 1500 'un uzerinde seyirci gelmistir. Pazar gunu izmir 'de herkesin sehir disina kactigi bir ortam icin belkide bir rekordur diye dusunuyorum.  Turnuvanin ATP supervisor 'u Belcika 'li Stephane Cretois 'te seyircinin adedi ve kalitesinden cok memnun kaldigini bizzat bildirmistir. Bir Challenger turnuvasinda 2 kanalin birden final macini canli yayinladigini duyunca hayretlerini gizleyememis ve raporunda kanal isimleri ile birlikte belirtmistir.
sevgiler
Volkan Gonul 

Aşağıda verilen örneklerde,
üniversite sonrası profesyonel tenis oyuncusunun aslında örnek verilecek değin az olduğu ortada. Türkiye'de genç oyuncular 17-18 yaşlarında bir yol ayrımında hissediyor kendini ve de ebeveynlerinin de
katkısıda (desteleme yada baskı olarak)  var kuşkusuz. Tenise mi devam etmeli, yoksa akademik bir kariyerle herhangi bir meslek sahibi mi olunmalı? Gerçekten yetenekli ve en önemlisi tenisde azimli, disiplinli gençler yolunu performans oyuncusu olarak seçse yani tenis oyunculuğunu bir meslek, iş gibi kabullense dünya sıralamasında daha üst  sıralarda oyunculatrımızı olacağına inanıyorum. Daha önce de değindiğim  gibi ailelerin de  bu konuda inancı, istikrarı, desteği çok önem taşımakta. Gözlemlelediğim; pek çok performans oyunucu ebeveylerinin Türk  tenisine inancının kırılgan olduğu, gelecek göremediği ve bu kaygılarla, 'üniversite okusun bir mesleği olsun, tenisi de hobi gibi devam ettirsin' düşünce ve inancı. Şayet bu mantelite kırılıp aşılabilrse, gelecek için  umut var demektir. Bu genel düşünce, sporun dışında sanatta da geçerlidir. Ebeyenler genellikle, doktor, mühendis, avukat, öğretmen gibi meslekleri  daha geçerli düşündüğünden. Gençler, enerjilerinin en yoğun döneminde bu bölünmeyle ciddi kayıba uğruyor, dersaneye gidip hazırlacağı sürede, anterman yaptığını düşünelim, ayrıva mental olarakda, ikilemde kalıyor.
Zihninde üniversiye hazırlanmak, kazanmak ve okumak gibi kaygı barındırmayan genç bütün zihinel gücünü tenise yoğunlaştırabilir. Akademik kariyer önemlidir elbet ama hayati ve bizi daha mutlu ve başarılı kılacak
bir unsur olduğu mutlak değildir. Mesela hepimizin tanıdğı Çağdaş Ulukan, tıp fakültesi göz ihtisasını okudu ve bitirdi. Ama TED'de, gerçekten sevdiği, başarılı olduğu ve ait olduğu işi yapıyor. Fakültede emek ettiği
7 seneyide tenise kanalize etmiş olsaydı, daha da iyi iş çıkaramazmıydı? Elbette bu sorualrın cevabını ve bu konuda ne duyumsadığını ancak kendisi söyleyebilir ben saece bir örenek vermek istedim. Esenlikler
dilerim.
Arzu Çağlıbulanık
Sevgili Tenissever'ler,
 
19 Mayıs Gençlik ve spor bayramınızı kutlarım. Türkan Saylan'ın vefat etmesi hepimizi üzdü. Kendisine rahmet ve sevenlerine metanet diliyorum. Hem Türk insanının ve hem de Türk kadınının neler yapabileceğini göstermiş olması ve katettiği yol, sarfettiği çabalar için kendisine şükran borçluyuz. Önemli bir örnekti ve çok kişinin yolunu aydınlatmaya devam edecek.
Tenisle dolu bir haftayı geride bıraktık. İzmir Cup haberler tenis gündemini belirledi tenissever'de. Marsel İlhan Final Oynadı. Kendisini tebrik ediyoruz. Rakibini yenebilir miydi? Bunu sormaya gerek yok. Tabii yenebilirdi. Nedenleri üzerinde çok şey yazılabilir. Ama şimdi Roland Garros'taki başarılarını izleyeceğiz diye bekliyoruz.
Fahri İkiler'in güzel anlatımı ile TRT 3 'teki maçı seyrettik. Yorum yapan Esat Tanık ise maçın ne kadar içinde olduğunu yorumları ile topun dışarı çıkacağını önceden bilerek anlatması da güzeldi. Orada söylediği gibi "eğer duygularımı kontrol edebilse idim, orada ben olurdum" cümlesi en önemli yorum sayılabilir, Türk Tenisi ve oyuncuları hakkında.
Duyguların yönetilmesi tabii ki çok önemli. Bunun nasıl olduğunu bilmek için önce zihinsel süreçleri kavramak gerekiyor. NLP teknikleri ile bunun nasıl olduğunu isteyen teniscilere aktarıyorum. Oldukça önemli sonuçları kısa zamanda gerçekleştiriyor, bilgi aktardıklarım.
Marsel İlhan Gerçekten başarılı, tabii İpek Şenoğlu'da kendilerini tebrik ediyoruz. İpek'in kendi başına yola çıkması ve devam etmesi başarıları getiriyor ve Roland Garros'ta ana tabloda oynayan ilk Türk teniscisi ünvanını kazanacak. Marsel İlhan'in bu başarısı altında tabii ki önce annesi var ve daha sonra da Mahmut Naibi. Can Üner ile Marsel İlhan'i buluşturan da Mahmut Naibi. Bu buluşmanın yararlı olduğunu görüyoruz, alınan sonuçlardan. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Tenis Federasyonu bu iki oyuncu dışında yeni uluslararası seviyede oyuncular üretebilirse başarılı olacak. Değişim sinyalleri görülüyor ve sonuçlarını da göreceğiz diye umuyorum.
Federer Nadal'ı Madrid'de yendi. Bu önemli bir başarı. Bir gün öncesinde Djokovic'le 4 saat oynayan Nadal'in yenilmesinin, gerçekten yenilmek mi? yoksa Federer'e düğün hediyesi olup olmadığı Roland Garros'ta görülecek.:))
Turnuvalar ise devam ediyor. Dalyan Turnuvası Sona Erdi. Türk Kalp Vakfı Turnuvası ise başlıyor. Havaların olması gerekenden fazla ısınması öğle saatlerinde tenis oynanmasını zorlaştırıyor açık kortlarda.
İzmir Cup Turnuvası basında fazla yer almadı. Bunun nedenlerinden birisi de maç haberleri ve görüntülerin gerektiği kadar hızlı beslenmemesi olabilir mi? Hürriyet web sitesinde Marsel ile ilgili haber ve maç sonucu vardı.
Güzel bir hafta ve sağlıklı günlerde tenis oynamanızı dilerim.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren


Cumartesi, 16 Mayıs  2009

Izmir Cup yari final macinda sahaya cikan sporcumuz Marsel Ilhan, Israil 'li rakibi Harel Levy 'yi 7/5 6/3 yenerek finale cikmayi basardi.
Ilk sete servis kirarak 2-0 onde baslayan Marsel, sonrasinda servisini kirdirarak skoru 2-2 'ye getirdi. Karsilikli alinan oyunlarla 6-5 one gecen Marsel, rakibinin servisini kirmayi basararak ilk seti 7/5 kazanmayi basardi.
Ikinci sete de 2-0 onde baslayan Marsel, yine ilk setteki gibi servisini kirdirdi ve skor 2-2 'ye geldi. 4-3 onde iken rakibinin servisini tekrar kirmayi basaran Marsel, kendi servis oyununu da kazanarak seti 6/3 maci da 2-0 kazanmayi basardi.
Marsel, Turkiye 'de duzenlenen ATP Challenger turnuvalarinda finale cikmayi basaran ilk Turk sporcu oldu.
Final maci, yarin saat 12:30 'da Utem kortlarinda. Final maci Yeni Asir TV ve TRT3 'ten naklen yayinlanacak. Izmir 'li tenisseverleri TV yerine tribunlere bekliyoruz. Bugunki yari final macinda 1000 dolayinda ki destekcinin Marsel 'e yaptigi pozitif etkiyi gordukten sonra, 5500 kisilik Merkez Kortun dolu tribunleri ile kupayi kazanmak hayal olmaz diye dusunuyorum...
sevgiler
Volkan Gonul

Izmir Cup Org. Komitesi

Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Tekerlekli Sandalye Tenis Şubesinin 2009 faaliyetleri kapsamındaki puanlı Uluslar arası MARMARİS OPEN Tenis Turnuvası 15-17 Mayıs 2009 tarihleri arasında Marmaris Belediyesi Tesislerinde yapılacaktır. Turnuva Tekerlekli Sandalye Tenis Şubesi sorumlusu Sayın Fahir ALTAN koordinatörlüğünde, Turnuva direktörü sayın Dianne FOWLER ve Başhakem Muzaffer KUZU, Gözlemci Hakemler Erhan UYGUN, Kamil AYNA gözetiminde icra edilecektir.
Turnuvaya Türkiye’den erkeklerde 7 Bayanlarda 8 Junior’da 6 oyuncu ile katılacaktır. Ayrıca Bayanlarda İngiltere’den 2, Brezilya’dan 1, Yunanistandan 1, Irak’tan 5, İrandan 5, İsrailden 8  oyuncu katılmaktadır.
Turnuva 17 Mayıs 2009 tarihinde oynanacak Final maçları ile sona erecektir.

Muzaffer Kuzu


Tüm Tenisseverlere selam, Tenis ile ilgili görüşlerimi yazmaya devam edeceğim; Yaklaşık olarak bir lisede 6 yıl görev aldım. Bu lisede yapmak istediğim aktiviteler karşısında Spor olsun, Drama olsun aldığım cevap hep şu oldu; hocam sen hiç kafanı yorma, biz hallederiz senin yerine yaparız . Sen işine bak. Fakat ne yapılan iş benim istediğim düzeyde oldu nede ben kendimi tam olarak ifade edebildim, kanıtlayabildim .Yani benim 6 yılım kendime göre verimsiz be boş geçmiştir .İşin özü bana göre mundar olmuştur.
Şu anda ilk öğretimdeyim İngilizce Drama çalışmam çeşitli aşamalardan sonra başarıyle ve çocukların yoğun ilgisiyle devam ediyor. Hatta isteyen olursa çlışmamızı gelip izleyebilir. Fakat Tenis konusunda bazı engelleri aşamadım. Sadede gelmem gerekirse. Birçok gencimiz Tenis bursu ile Amerikaya gidip Eğitimini orda sürdürmekte ve Amerikaya çalışmaktadır. Ben 4-5 yıldır ODTU ortamındayım Avrupayı aratmayacak hatta çoğu Avrupa ülkesinden daha iyi bir ortama sahiptir. Ben diyorum'ki Türkiye çapında bir kaç başarılı gencimiz Tenis Bursuyla ODTU'de eğitim göremez'mi kendini geliştiremez'mi? Bana göre bu işi bizim yerimize Amerika yaptığı sürece uzun yıllar nal toplayacağız gibi geliyor.
Sevgiler,
Selami BİLDİRİCİ


Cuma, 15 Mayıs  2009

Sevgili tenisseverler, 

Arkadaşınız Sara Beceren'in rahatsızlığı nedeniyle ihtiyacı olan kan ve trombosit vermek için Acıbadem Maslak Hastanesin Kan Bankasına gelen;3.kattaki ziyaretçi defterine geçmiş olsun dileklerini yazanl,Sara yı veya beni telefonla arayıp durumunu soran tenisçi,sporcu arkadaşların candan dostluk ve yardımseverliklerine teşekkür ediyor, desteğinizin ve dualarınızın devamını diliyorum.

Sadi,Sami,Cem Beceren

 

Değerli tenisseverler,
Olaya başka bir açıdan katkı yapayım.
Yurtdışında ,özellikle ABD'de Üniversite okuyan ,Türkiye'yi defalarca yaş gruplarında temsil etmiş,19-20 yaşlarında birçok teniscimiz var.
Çoğu ABD'de Üniversitelerde oynayan bu gençlerimiz,Üniversite tenis liglerinde yılda en az 20-30 maç yapıyor ve Türkiye'yi başarıyla temsil ediyorlar.
Bu gençler,ABD'de Üniversiteleri Mayıs ayında tatile girince , 3-4 ay yaz tatilinde Türkiye'ye geliyorlar ve tenis 1.liginde birçok takımda oynuyorlar .
Onlar artık Üniversite okuyor ,gözden de uzakta,tenisi bıraktılar gibi bir anlayış mı oluşuyor?
Teniste çok başarılı olmuş bu gençleri ne çabuk unutuverdik!...
ABD'de ki sistemi bilenler daha iyi anlayacaktır.Eğitimlerini sürdürürken ,günde 3-4 saat antrenman ,haftada 2-3 gün maç yapan bu gençler,21-22 yaşlarında Üniversiteyi bitirecekler ,çoğu Türkiye 'ye dönecek,hayatlarının sonuna kadar da tenisten kopamayacaklardır.
Ülkemizin tanıtımında çok önemli rol üstlenecekleri gibi, tenise katkıları da uzun yıllar devam edecektir.
Davis Cup takımının dışındaki, TTF tarafından seçilen PRO20 oyuncularının %90'ını da rahatlıkla yenecek güç ve beceriye sahiptir.
Bu gençlerimizin,başta sponsor bulamamaları ve geçmiş federasyonların ilgisizlikleri yüzünden ,hiç olmazsa hayatımı kurtarırım düşüncesiyle ABD Üniversitelerinde eğitime karar verdiklerini uçan kuşlar dahi biliyor.
Buna en büyük örneklerden herkesin tanıdığı 2 isim vereyim.İpek Şenoğlu ve Can Üner.
Onlarda ABD'de Üniversite okuyup,geri gelen ve hala tenisin içinde olan 2 önemli isim.
Yanılıyor muyum acaba?
Saygılarımla,
Cahit Çelik

 

Tenise gönül veren sevgili dostlar hepinize sesleniyorum
Niçin teniste " grandslam "lerde yokuz diye dert yanıyoruz...
Teniste ki ( ve diğer sporlar dada ! ) başarı şu karışımdan oluşmaz mı ? ;
Oyuncu + o sporu destekleyen SPONSOR + Kalabalık bir seyirci...
Oyuncularımız var.....
Zorla da olsa bulduğumuz sponsorlar da var..
Ama seyircimiz nerede...
Seyirci gelmezse ne olur ? ;
Sponsor bulmak zor olur, medya gerekli ilgiyi göstermez, sönük geçen bir organizasyona seyirci de ilgi göstermez....
Buradan, başta İzmir Valisi olmak üzere, protokolde ki tüm yetkilileri UTEM merkez kortuna gelmek zorunda olduklarını hissetmeleri için haykırıyorum...
Sayın Valim ; siz gelirseniz diğer protokol de peşiniz sıra gelir,
Sonra sizi kim takip eder; MEDYA....
Medyada konu olan bu olaya kim ilgi gösterir ? ; SPONSORLAR...
Başarı için denklem bu kadar basit, ama olayı basite ve hafife almamak lazım..
Herşey Türkiye için,
Herşey Güzel İzmir için,
Herşey Türk tenisi ve kabiliyetli ama ilgisiz kalan TÜRK RAKETLER İÇİN
LÜTFEN UTEM MERKEZ KORTUNU ŞEREFLENDİRİN...
Sevgi ve saygılarımla
Erol Demir

 

Gunaydin,
Kucuk bir duzeltme yapayim: Gasquet icin sorusturma acildi ve bu sorusturma tamamlanana kadar (tipik sure 60 gun) profesyonel tenis oynamaktan tedbiren men edildi. Ceza alip almayacagi ve alacaksa bu cezanin ne kadar olacagi sorusturma sonunda belli olacak.
Herkese selamlar,
Barlas Tavil


Perşembe, 14 Mayıs  2009

Izmir Cup 'in 2. tur maclarinda heyecan Marsel Ilhan ile doruga cikti. Aksam 19:30 da Merkez Kortta baslayan mac oldukca cekismeli ve zevkli gecti.

Marsel in rakibi ATP 142 numara Avustralya 'li Chris Guccione, 2 m. boyu ve etkili servisleri ile gercekten korkulmasi gereken bir rakip. Avurtralya Davis Cup takimi oyuncusuda olan Guccione simdiye kadar 14 kez Grand Slam 'lerde ana tabloya cikmayi basarmis deneyli bir oyuncu. 

Marsel, cok iyi konstre oldugu macta ozellikle Servisleri ve Forehand leri ile rakibini cok zorladi. En az rakibi kadar Ace atmayi basaran Marsel, ilk sette rakibinin servisini kirmayi basarinca seti 6-4 kazandi. Guccione 2. sete daha etkili girmesine ragmen, Marsel servis attigi oyunlardan birini 0-40 'tan digerini ise 15-40 tan cevirerek rakibine servisini kirdirma sansini vermedi. Tie break 'e giden seti ise 7-5 almayi basaran Marsel Ilhan, macida 2-0 kazanarak Izmir Cup 'ta ceyrek finale cikmayi basardi.  

Cuma gunu 19:30 'da ceyrek final mucadelesinde Italyan Paolo Lorenzi ile karsilacak Marsel 'i desteklemek icin tum tenisseverleri tribunlere bekliyoruz. Lorenzi ilk turda Izmir Cup 'in 1 numarali seri basi Tayvan 'li Lu 'yu, 2. turda ise gecen senenin yari finalisti Ukrayna 'lı Marchenko 'yu elemeyi basarmis cok hirsli bir oyuncu.    

Guzel gecmeye aday diger bir mac ise saat 13:30 da Joachim Johasson ile elemelerde elenmesine ragmen Lucky Loser olarak Ana Tabloya cikan ve ceyrek finale kadar gelmeyi basaran Ingiliz Joshua Goodall arasinda oynanacak.

sevgiler

Volkan Gonul   

 

Milli Takım Davıs Cup’ta Destan Yazdı

Dünya tenisinin en prestijli müsabakalarından biri olan Davis Cup Turkcell ana sponsorluğunda İstanbul TED Kulüpte yapıldı. Tek devreli lig usulü oynanan müsabakalarda Türkiye bir üst lige çıkmayı başardı.

Davıs Cup’taki bu büyük başarı kesinlikle tesadüf değildir. Davıs Cup’ta tarih yazanlar, 09/13 Mart tarihleri arası TED Kulüpte 1.Etap kampını yaptı. Bu kampın en büyük amaçlarından biri takım içi kaynaşmayı pekiştirmekti. Kahramanlarımız 13 Mart'ta Future turnuvalarını oynamak için Antalya'ya (Club Alibey ve Attaleia) uçtular. 17/27 Mart tarihleri arasında tenisin duayen hocalarından Yeşilyurt Kulübü Baş Antrenörü Orhan Ataş, 01/17 Nisan tarihleri arasında ise Erhan Oral ve Çağdaş Ulukan takıma eşlik ettiler. Millilerimiz burada hem maç hem de antrenman imkanı buldu. 20/26 Nisan tarihleri arasında ise, 2. ve son etap kampı tekrar TED Kulüpte yapıldı. Artık son hazırlıklar yapıldı ve maç haftasına girildi. Millilerimize yurt dışında hatırı sayılır bir tecrübeye sahip olan Antrenör Can Üner’de (Marsel'in koçu) ekibe destek verdi. Ekip olarak profesyonel bir şekilde çalıştılar. Teknik olarak maçlarda oyuncularımızın istatistikleri tutulup, set bitimlerinde, o setle ilgili ne var ne yok anında Antrenör Çağdaş Ulukan tarafından Erhan Oral’a iletiliyordu. Teknik ekipte, bu istatistiklere göre oyuncu üzerinde gerekli çalışmaları anında yaptı. Rakiplerimiz Estonya ve Luxemburg karşılaşmaları izlendi. Oyuncular hakkında bilgiler toplanıp ve notlar alındı. Maçtan önce tıpkı bir dantel işler gibi bilgiler üzerinde analizler yapıldı ve maçlara hazırlıklı çıkıldı.

     Daha önce Eurosporttan Ş. Furkan Erbay'la birlikte milli takımımızı ziyaret ettiğimizde, Oral, Üner ve Ulukan’ın takımımızın formda olduğunu ve başarılarının devam edeceklerini belirtmişlerdi. Millilerimiz gerçekten çok büyük bir başarıya imza attılar. Tek yürek oldular, takım ruhunu çok iyi yakaladılar. Gözlerinde neşe, hırs ve kazanma arzularını görebildik. Hep birlikte Davıs Cup takımımızda birlik ve beraberlik coşkusunu en üst seviyede olduğunu görmenin mutluluğunu yaşadık. Antrenörlerimiz ve millilerimizi kimse tutamaz, onlar her yönüyle formdalar ve her türlü desteği hak ediyorlar.

     Davis Cup’ta hakemlerimiz genel olarak başarılıydılar ve ülkemizi en güzel şekilde temsil ettiler. Seyirci sayısı beklenenin altındaydı ama bu coşkulu seyirci bize gösterdi ki kuru kalabalık yerine bilinçli seyirci, oyuncularımızı çok daha iyi motive ediyor. Tenisseverlerde bilmeli ki Davıs Cup maçlarında seyirci normal tenis maçlarındaki gibi değil, aksine çok daha coşkulu tezahürat yapmalıdır. TED Kulüpteki seyirci bu görevini en iyi şekilde yerine getirdi. Bir üst gruba çıktık ama asıl zorlu çalışmalar şimdi başlıyor. Çıktığımız ligde ülkeler ve rakipler çok daha güçlü durumdalar. Tenis Federasyonu, Turkcell ve Teknik adamlarımız bunu üstesinden gelebilecek tecrübeye ve imkana sahipler.

     Türk Milli Takımı gerçekten Davis Cup'ta adeta destan yazdı. Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Mesut Polat, As Başkan Gürsel Tarım, yönetici Beyazıt Anbar, Baş Antrenör Erhan Oral, Antrenör Çağdaş Ulukan, Antrenör Can Üner (Marsel'lin Koçu) ve milli takım oyuncuları Marsel İlhan, Haluk Akkoyun, Ergün Zorlu ve Barış Ergüden daha önce söz verdikleri bir üst tura yükselme hedeflerini başardılar. Kendilerini yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Erkan  Bayazıtlı


Sevgili Tenissever'ler,
Hafta ortasi mesaji olarak yaziyorum haftabasi mesajini.
Izmir Cup bütün hizi ile devam ediyor. Erol Demir'in gönderdiği fotograflardan ortaya cıkan durumu gördük. Seyirci sayisi oldukca az görünüyor. Bir de Eurosport'tan verilen yayinlardan dolayi seyirciler eurosport kameralarinin kondugu yerlere oturmuslar farkinda olmadan. Bu televizyonlarin nasil aliskanlik yaptigina da bir gçsterge sayilabilir.
Kortun arka cizgisinde oturmak ve cikilabilecek en kolay yere orurmak iki aliskanlik modeli.
Aliskanlik dendiginde fransiz tenis oyuncusu Gasquet'in kokain kullanmaktan iki yil tenisten uzaklaşma cezası almasi. Daha önce de cok sayida tenisci bu konuda yasaklama cezasi almislardi. Martina Hingis'de yakin zamanda ceza alanlardan. Bu aslinda profesyonel tour'un ne kadar gergin ve stresli olduuguna dair bir gösterge de sayilabilir.
Gasquet French Open'da 16 yasinda Alberta Costa'da set almis ve ilk yüz icine giren en genc tenisci olmustu. Daha Sonra Andy Roddick'i Wimbledon'da yenmis ve ATP'deki en yüksek seviyeye ulasmisti. 12 ay sonra Baska bir andy'ye 2 set önde iken yenilmis ve Andy Murray'e bu yenilgisinden sonra bir kez master serisinde ceyrek final oynayabilmisti. Bu sonuclarin uzerinde yarattigi baskiyi azaltmak icin kullandigi kokain kendisinin iki yil tenisten uzaklasmasina neden oldu.
Bu ornegin verdigi temel ders profesyonel tenisteki stresin ne kadar buyuk oldugunun farkedilmesi ve 11 ay boyunca ulke ulke dolasmanin ne kadar etkili oldugu da anlasilabilir. Tenis oynayan cocuklar ve genclerin bu stresi yonetebilecek zihinsel yapiya sahip olabilmesi icin yapilacak zihinsel calismalarin ne kadar onemli oldugunu da gösteriyor. Bu yapilmadan profesyonel tenis oynamaya baslanirsa olabilecek tehlikelerin buyuklügünü de gösteriyor.
Zira profeyonel tenise baslamis ve bir kac yil ATP listesinde yer almis bir kisinin daha sonra tenis disinda bir is yapmasi mümkün degil. Bunu cok syida ornekle görüyoruz ve profesyonel kariyerlerini de tenis sonrasinda tenis egitmenligi ve antrenörlüğü gibi bir alanda gelistirmeliler.
Selami Bildirici'yi elde ettigi basarilardan dolayi tebrik ediyorum. Önüne konan engellere ragmen Mayorka'ya gitmis olmasi ve orada maclarini yapmasi aslinda engellerin nasil asilabilecegine dair bir ornek. Bu ornek genclerimize de ornek olmali. Verdig bilgiler ve gönderdigi resimler icin tesekkür ediyorum.
Ogulcan Ozgenc icin Nüket hanimin paylasimleri icin tesekkür ediyoruz. Yazisi cok icten ve duygularini anlatiyordu ve cok da hizli yazildigi belli idi. Ancak yeteneklerin gelistirilmesi ve yetenege destek verilmesi gercekten önemli. Burada bu secimleri yapacak kisilerinde rasyonel bilgi modelini kullanmalari yerinde olur. Yetenekli bir yerine tanidigi bildigi veya kendsinie ya da antrenorune itaat eden bir oyuncunun secilmesi yeteneklerin tenisten cekilmesini saglayacaktir.
Gecmiste Yahya adindaki arkadasimin solak olan ve kendi kategorisinde herkesi yenen bir oyuncunun 14'lü yaslarda külüp ici ayak oyunlarindan dolayi tenisi birakip baskete gecisi de benzer bir ornek sayilabilir. Yeteneklerin önemsenmesi federasyon oldugu kadar kuluplerde de ayni sekilde olmali.
Tenissever'de yayinlanan haber nitelikli mesajlar http://tenissever.blogspot.com adresinde yayinlanmaya devam ediyor.
Bu günkü mesajim uzun oldu ama onemli konulara temas ettigimi düsünüyorum.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren


Nüket Hanım,

Tenisi sevip de hele bir de ebeveynseniz yazdıklarınızdan etkilenmemek mümkün değil. 2 dileğim var, birincisi Federasyon performans yetkilisinin sizinle iletişime geçmesi, ikincisi mücadelenize bu yıl da devam edip sponsorlara başarınızı tekrar göstermeniz.

Selamlar

Ersev Sevinçer

 

Sevgili Tenisseverler,

Daha önce dergide kısmen yayınlanmış olan Adı Gibi Büyükanıt, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral (E) Yaşar Büyükanıt yazısı uzun olduğu için buraya koyamadık, görmeyi arzu edenler İnternet Gazetesi Tenis Klinik www.tenisklinik.com dan görebilirler. Saygılarımızla.


TENİS

     Tenis öyle bir spor dalıdır ki her yaşta başlayabilir, öğrenebilir ve hayatınız boyunca sevdiklerinizle oynayabilirsiniz. Üstelik tam üç kuşak (Dede/nine, baba/anne ve çocuklar) bir arada keyifle oynayabilir. Yıllar önce pahalı bir spordu ama günümüzde zannettiğiniz kadar pahalı değil, en pahalısından en ekonomiğine kadar çeşitler sunan imkanlar bulunmaktadır. Bayan ve erkek beraberce oynanabileceği gibi, ferdi ve grup olarak da oynayabilirsiniz. Tenisin gelenekleri ve kuralları size sporun neler verebileceğini gösterir. Bunları sırasıyla incelersek; Tüm kaslarınız ve beyniniz koordineli olarak çalışır. Sakatlanma riskiniz neredeyse sıfıra indirir. Formda kalırsınız, çünkü yağ ve kalori yakışını maksimuma çıkarır. Sadece profesyonel tenisçiler değil, oynayan herkes stresini tenis oynayarak attığını söylüyor. Sosyal itesi yüksektir, çevrenizi sürekli geliştirir. Yeni sporcu arkadaşlar edinirsiniz. Kalp ve damar sisteminizi olumlu etkiler, atletik kondisyonunuzu yükseltir, iyi huylu kolestrol üretimini sağlarsınız. Kendinize güveniniz ve disiplininiz artar, sinirleriniz güçlenir. Yaşam tarzınız, tutkunuz olur. Spor çantanız ve raketiniz en iyi arkadaşınızdan biri olur. Sigaradan uzak kalabilmek için harika bir fırsat, tenis sizi bu kötülükten kurtarmaya yardım edecektir. Su içmenin keyfini, akşamları rahat uyumanın sırrını çözmüş olursunuz. Tenisçilerin ne kadar centilmen, ne kadar şık ve zarif olduğunu, tenis oynarken göreceğiniz kesindir. Her yaşta oynanabildiği için, yaşlandığınızda genç kalabilmenin sırrının nerede yattığını öğrenmiş olursunuz. Bir sporda var olan ve olmasını düşündüğünüz her şeyi teniste bulacaksınız, kendinizi kortların büyüsünden kurtaramayacaksınız. Sürekli daha önce neden başlamadım diye söylenip duracaksınız. Sevdiklerinizle birlikte spor yapmanın keyfini keşfedeceksiniz.

     Tenisin Tarihçesine kısaca göz atarsak, birçok mağra resimleri, hedef oyunları oynayan insanlar resmeder. Gerçek tenis bin yıl kadar önceye dayanır. 1874'te Binbaşı Walter Clapton Wingfield bu oyunda zengin olabilme fırsatları sezinledi ve "Sphairistike" ismiyle bu oyunun patentini aldı, daha sonraları bu isim "çim tenisi" haline dönüştü. 1872'de Binbaşı Harry Gem ve Augurio Pereira'nın Leamington Spa bölgesinde kurdugu kulüp ise tarihin ilk tenis kulübü olarak bilinir. Kadın ve erkeğin aynı anda oynayabildiği nadir oyunlardan olduğu için Çim Tenisi kısa sürede popüler oldu. Sadece çim üzerinde değil her türlü yüzeyde ve kapalı alanlarda da oynandı. Bu yüzden 1970lere kadar oynandığı yüzey ne olursa olsun bu oyunun ismi Çim Tenisi olarak kaldı. 1970'lerde ülkeler çim kelimesini atarak kısaca tenis demeye başlasalar bile Uluslararası Tenis Federasyonu oyunun ismini 1977 yılına kadar değiştirmedi. İlk tenis turnuvası 1877 yılında Wimbledon'da düzenlendi. Turnuva komitesi kuralların ihtiyacı karşılamadığına karar verdi ve dönemin kroket kulübünün üç üyesine (Messrs Julian Marshall,Henry Jones,C.G.Hethcote) kuralları belirleme ve düzenleme görevi verdi. Bu kişiler görevlerini o kadar iyi yaptılar ki, koydukları kurallar hala temel olarak kullanımdadır.

      Tenisi merak edip başlamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken konular ise, temel kuralları öğrenmekten geçiyor. Bir tenis dersinin üst düzeyde verimli olabilmesi için birçok şey yapılabilir Bunlardan biri kendinize lisanslı bir antrenör seçmek olabilir. Lisans antrenörünüzün uygunluğunu garantilemese de, profesyonelliğini ve mesleğine olan saygısını gösterir. Bir diğeri de tenis oynayan tanıdıklarınıza danışmak olabilir. Bu iki yol yanlış hareket etmenizi büyük bir ölçüde engelleyecektir. Unutmayınız ki uzun süreli yanlış yerleşen vuruş tekniklerinizi, dünyanın en iyi antrenörleri dahi düzeltemezler. Ayrıca düzeltme çabalarınız olsa dahi bu seferde bir servet harcamanız gerekebilir

        Tenis yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, öyle bir spordur ki her yaşta başlayabilir ve hayatınız boyunca sevdiklerinizle oynayabilirsiniz. Üstelik tam üç kuşak (Dede/nine, baba/anne ve çocuklar) bir arada keyifle oynayabilirler. Yeter ki kararlı ve istikrarlı olun, kararlılığınız üzerinde çalışın. Kararlılık ve istikrar tenis kortunda size yardımcı olacak basit ama kesin çözümdür. Bol tenisli günler diliyoruz.

 

Erkan BAYAZITLI

nukhet cigim
mesajını okurken belki de senin kadar icim burkuldu.seni ve ogulcan ı kisisel olarak tanımamıs bile olsaydım daha yolun basında bir tenisci velisi olarak yine de ogulcanı basından takip ederdim ve benim de oglum insallah boyle basarılar elde eder diye size gıpta ederdim...ama simdi baska turlu dusunmeye basladım acaba basarı yeterli degil mi yoksa bizim akıl erdiremeyecegimiz baska kriterler mi var...teniste uluslarası basarı elde etmenin ne kadar zor oldugunu herkes kabul ediyor da bu kadar parlak gelecegi olan bir genc neden sponsor bulamıyor ya da neden hemen gozden cıkarılıyor!!sen bana hep ''daha yolun basındasın gel vazgec bu is cok zor''derdin sanırım haklısın...

 

Slm, Sevgili Tenisseverler buğünde kaldığım yerden yazıma devam edeceğim. Mayorkaya geldim ve otele yerleştim. Pazar günü ilk olarak partnerim Egils'i bulmak oldu. Telefonum çalışmıyor. Ona buna rica ediyorum. Adamlar'da üç beş kuruşun peşinde, uluslararası arayış pahalı olur diyorlar. Neyse parasını vereyim dedim'de zar zor partnerimi buldum. Buluştuk ve pazar günü bir antranman yaptık .Kendiside benim seviyemde artısı ve benden eksileri olan bir oyuncu .Doktor beyin cerrahı uyuştuk Double maçında buluşmak üzere ayrıldık. Pazartesi sabah 9:00 singel' da İtalyan oyuncuyla karşılaştım. Seviyesi benim seviyemden biraz daha iyi. İlk sette gerginim bir türlü servis atamıyorum. En etkili olduğum alan servis voleler fakat bir çift hatadır aldı gidiyor. En sonunda servisini kırdım. 6-1 seti kapadık. Bence gerçek skor. 6-3 yada 6-4 olmalıydı diye düşündüm. İkinci settede servis hatalarım devam
ediyor. Neyse bir ara iyi bir servis denk geldi ve ikinci settede 1 game alıp oyunu bitirdik. Skor 6-1;6-1 bence 6-3 6-4 gibi bitmeliydi neyse 6-1;6-1 veye 6-3;6-4 farkeden bir skor değil. Salı günü Double maçına çıktık rakibimiz Hollandalı ve Australyalı çiftten oluşuyordu. Maça başladık bende yine bir tutukluk servisler çift hata neyse benim partner işi götürüyor o hatasız oynuyor. Maç 1-1 2-1 öne geçtiler. Benim partner durumu 2-2 yaptı. 3-2 öne geçtiler Australyalı hafif bir sakatlık geçiriyor sanırım lifi attı. Bende yavaş yavaş maça ısınıyorum ürkekliği attım servislerle 3-3 yaptık. Rakip bir oynuyor bir duruyor bizide oyundan düşürdü 4-3 öne geçtiler. 4-4 yaptık. 5-4 öne geçtiler. 5-5 yaptık iki game ide alıp 7-5 aldılar. İkinci,sette sakatlık molası aldı. Maça başladık benden birkaç ace geldi 1-0 öne geçtik partnerim 2-0 yaptı sonra 2-1 3-1 3-2 4-2 5-2 5-3 ve seti 6-3 aldık.
Son sette maça yine güzel bir ace ile başladım bu Avustralyalının yıkılışı oldu ve sakatlığından dolayı maçtan çekildiklerini söylediler.
çarşamba günü sabah 9:00 da consolidation yani ( yenilenler arasında oluşan maçlar ) ve saat 16:00 dada Doubles maçımız var. Consolidation'a fazla yüklenmek istemiyorum. İngilizle oynuyoruz. Tekniği çok iyi backhand ve Forhand'i ile istediği yere topu gönderebiliyor bende yine çift hatalar sorunu devam ediyor. 6-0 birinci seti kaybediyorum ikinci sette, biraz toparlandım ve servisleri etkili hale getirdim . 4-4 kadar servisimi kırdırmadım. 30-40 servsini kırma puanı aldım. 5-4 yapabilirdim. 6-4 yapıb son sete taşıyabilirdim. Fakat 5-4 ve 6-4 yapıb maçı 2-0 kazandı. Saat 16:00 da turnuvanın bir numaralı seri başı 40 yaş dunya sıralamasında 2 ve 6 noydu sanırım karşı karşıya geldik. Burdaki ince ayrıntıyı söylemek isterim; Partnırım Eğilse o kadar büyük bir psikolojik baskı vardı'ki bu aynen Türkiyenin uluslarraası Turnuvalarda Türk oyuncuların yabancı oyuncularla karşılaşma psikolojisi.
Bizimkinin eli ayağı titriyor bana maç öncesi skoru söylüyor 6-0;6-0 hiç şansımızın olmadığını bende kortta savaşmamız gerektiğini onlardan korkmadığımı söylüyorum. Ama tabiki bu psikolojiyle çıkıyoruz benim moralimide sıfıra indirdi çünkü ilk maçta onu çok hırslı görmüştüm. Hatta Australyalıya şöyle diyordu . Son set 1-1 maça çıktık bir ace attım Australyalı karşılayamadı ve oyundan çekildiler. Benim partner Australyalının yanına gitti ve you try ha come on try. Ben açıkcası yüzündeki bu hırs ifadesinin yerinde yeller estiğini görünce direncimizin olmayacagını başta hissettim. Neyse maça başladık. Biz partnerimin güzel servisiyle 1-0 öne geçtik şaşırdılar. Sonra durum 1-1 oldu 2-1 öne geçtiler , 3-1 oldu benim güzel servisimle durumu 3-2'ye getirdik. Bende şavaşma arzusu belirmeye başlarken rakibde'de hafif bozgunluk hissini düşünürken benim ortak hiç olmayacak bir
şey yaptı. Kalktı dediki yer değiştirirken onların duyacağı şekilde neyse maç 6-0 6-0 bitmedi en azından 2 game aldık demesi beni orda bitirmekle kalmayıp rakibe büyük bir moral kaynagı oldu maçı 6-2; 6-0 verdik. Burda bir ayrıntıyı daha söylemek istiyorum. İtalyanlar bir şeyi ayıp ettiler. skor ; 6-2; 6-0 bitmesine rağmen skoru 6-1;6-0 olarak yazdırmışlar. Kendilerine sanırım yediremediler. Ama ben bu maçın görüntüsünü video'ya çektiğimi pek düşünmediler. Neyse koça camera gözlerinin önündeydi niye böyle yaptılar anlamadım. Bende pek itarazda bulunmadım sonuçlara internette bakarken dikkatimi çekti. Perşembe cuma cumartesi biraz tatil birazda kalan maçları 35 artının yarı finalini 40 + nın yarı final ve finalini 40+ consolidation'ın yarı final ve finalini ve bir kaç bayan ve double maçlarını izleme imkanım oldu oyuncularla sohbet ettim . Şu karara vardım.Tenise başlama yaşı
kesinlikle 6 olarak belirledim Sıralamanın 6-8 :100-500 8-10: 500- 1000 10-15 yaşında başlayanlar ise 1500-2000 20 ve 30 lu yaşlarda başlayanların ise veteranlarda mücadele edeceklerini fazlada sıralamada yukarı çıkamayacakları düşüncesini buldum. Neden 6 yaş 6 yaşında başlayan bir çocuk 2 yıl oynayıp bıraksa ve 20 yıl sonra yine başlasa kontrol olayı kaybolmuyor ,fakat sonradan başlayanlar bu kontrol işini 20 yılda 30 yılda oynasalar oturtamıyorlar. Veteran Turnuvalarına gelenler bu tip oyuncular küçük yaşta başalmış ara ara devam etmiş oyuncular en başarılarıda küçük yaşta başlayıpta çok az ara veren oyuncular. Amerikada yaşayan bir Tunuslu oyuncuyla tanıştım ( brahim ADEL). ATP'de ilk 900'e kadar girmiş . Bana Agassi ile çektirdiği resimleri ATP de aldığı maçları ünlü oyuncularla çekilmiş olduğu resimleri bir bir gösterdi hatta Tunus gazetesinde ATP şampiyonu Mayorkaya geliyor
isimli gazete haberini kendi resmiyle çekilmiş olarak gösterdi. Kasıla kasıla anlatıyor uzun zamandır ATP sıralamasını takip etmediği belli. Bende dedim'ki benimde Marsel İLHAN'la resmim var dedim . ( Ankaraya büyükler turnuvasına geldiğinde çekilmiştik). O kim dedi,Dünya sıralamasında İlk 200 de olan bir Türk oyuncu dedim. Ağzı bir karış açık kaldı hemen internetten ilhan ismini girdik 185'nci sırada oduğunu görüncü ağzı bir karış daha açık kaldı hemen hangi koçla çalıştığını sordu Can ÜNER dedim Türk mü dedi evet dedim. O sırada Davis cup maçları var niye Şu an turnuvalara katılmıyor dedi Davis cup maçları var dedim yaşına baktı oo dedi çok genç. Oynadığı Turnuvalara baktı çoğunlukla Türkiyede almış dedi yurt dışına fazla çıkamıyormu para problemi mi var dedi bana göre para probleminin olmadığını başka bir klüble anlaştığını söyledim. Bunun gibi bir kaç
atp ve veteran oyuncuyla tanışma fırsatım oldu 40+ Dünya şampiyonasıyle tanıştım Fransız Rodolphe GILBERT Andre Agassi Boris Baker gibi oyuncularla karşılaşmış Tüm grand Slamlarde oynamış bir oyuncu çok mütavazi ve beyefendi bir oyuncuydu beni kırmadı ve berabe resim çektirdik onuda gönderiyorum. Son iki gün Maçlardan bulduğum fırsatta Font de Scalada denize girdim. Sonuç olarak benim için güzel bir tecrübe oldu. Hedefim 10 yıl sonra ATP ilk 100 'e Türk oyuncular sokabilmek 6 yaşından itibaren çocuklarla çalışmak bunu ortamı yavaş yavaş oluşmaya başlıyor .Bu yıl evimin yakınına il içi tayin istedim evimin çevresindeki okullarda bu işin götürülebileceğine inanıyorum. Evim Ankara at yarışlarının yapıldığı hipodromun yakınında bu arada tam evimin yanına yani balkonumun tam önüne bir çocuk yuvası inşa ediliyor sanki bir şeyler gözümün içine sokuluyor . Şartlar oluşmaya
başlıyor. Kafamdaki düşündüğüm yapılaşma olduğunda 55 yaşında belkide rüyamı görmüş olacağım. Fakat en ufak bir sapmada şartlar oluşmuyor ve bildiğiniz gibi olduğunuz yere geri dönüyorsunuz. Ben en azından deniyeceğim. Yoksa of puf deyip olmaz deyip karpuzumu büyütseydim !
Sevgilerimle,
Selami BİLDİRİCİ

 

Merhaba...
Turkcell'in gelecege koşanlar projesine davet edilen sporcuların isimleri arasında Ogulcan Ozgenc'in ismini göremediğimde içim burkulmadı desem yalan olur.
Bunu sizlerle paylaşmak istedim.Bir sporcu kolay yetişmiyor özellikle tenis cok özveri isteyen bireysel bir spor bide bunu büyük şehirlerde değilde küçük yerlerde yapıyorsanız dahada cok özveride buunmanız gerekiyor.Ustelik sadece sporcunun degıl (tum tenisçilerin aileleri bilirler) ailelerinde fedakarlıklar yapmaları gerekir,antrenörlerin keza öyle..Neyse sonucta 8 yaşından beri ulusal 9 yaşından beri uluslararası turnuva oynamıs ve üstelik oynadıgı tum turnuvalardan derecelerle dönmüş bir sporcu son ıkı yılını sponsor arayarak geçirmiş ...tam bir sponsor buldum dedıgı zamanda içinin boş oldugunu görmüş...yurt dısından(avustralya'dan)  aldıgı özel davete kişisel kaprisler yüzünden gitmesi engellenmiş , katıldıgı her milli takım seçmesinde ülkesini temsil etmeye hak kazanmış, ve nihayetinde sponsorsuz bu iş olmaz diyecek kadar gercekcı davranabilmiş ve Türkiyede turnuva oynamakla ne Avrupa'da nede Dünya'da herhangı bir yere gelinemeyecegi gercegını gorerek tum emeklerini bir tarafa koymuş ..tenise sırf sponsor bulamadıgı ıcın nokta koymayı düşünen başarılı bir sporcuyu UNUTMAK bu kadar kolay olmamalıydı diye düşünüyorum. 2 yıl önce Turkcell'e Ogulcan'ın CV'sini göndermiş ve sponsorluk talep etmiştim.O dönemde Türkiye'de adı sanı duyulmuş bir cok yere CV göndermiştim ama beni bi tek Turkcell'den aradılar.Sponsorluk talebimi aldıklarını fakat şirket kararları gereği sadece takım sporlarına destek olabileceklerini fakat Ogulcan'ın CV'sinden etkilendiklerini ve başarılarının devamını dilediklerini soylemişlerdii....Olumsuz dönmüşlerdi... ama olsun dönmüşlerdi yaa.....Birileri sesimi duymuştu .. bu olumsuz telefon bile beni cok mutlu etmişti..Şimdide cok mutluyum çünkü belkide bu fitili ben ateşlemişimdir diye düşünüyorum..Ama ne yazıktır ki Turkcell'e verilen sponsor olunabilecek sporcular listesinde Ogulcan'ın adı yok ..Neden ..Çünkü yurt içinde oynanan 2-3 turnuvaya gitmediği için..Bir sporcu bu kadar kolay UNUTULMAMALI......
Beklerdimkiiiii.......... Federasyondan birileri arasın " Ogulcan neden tenis oynamıyor " desin......Takip edecek kac tane böyle sporcu var. Bir oyuncunun takip edilebilmesi için İstanbul'da , Ankara'da , İzmir'demi yaşaması gerekiyor.
Umarımkiiiiii.. Sponsorlukları gerçekten hak eden sporcular alır..
ve unutmayalımkiiii .... Yetenek asla kaybolmaz...
Biraz kırık dökük yazmış olabailirim hepinizden özür dilerim ama eger öyleysede içimin buruklugu yazıma yansımıştır...
Nüket Özgenç

 

Sayın Nükhet Hanım,
Oğulcan'ı yakından tanıyan birisi olarak sizi çok iyi anlıyorum ve haykırışınıza destek veriyorum.
Federasyon ve diğer yetkili kurum ve mercilerin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesini beklediğimi ifade etmek istiyorum..
Saygılarımla..
ALİ AYDIN ALTUNKAN

 

Çarşamba, 13 Mayıs  2009

Tenisdunyasi.net

Akşam Gazetesi'nde

Tenis camiasındaki etkinliğini her geçen gün artıran tenisdunyasi.net, Akşam Gazetesi’ne haber oldu. Gazetenin 18. sayfasında yer alan ‘Tenis Dünyası internette’ başlıklı haberde Roger Federer fotoğrafı kullanıldı.

Gazete, sitenin Türk ve dünya tenisindeki gelişmeleri sıcağı sıcağına tenis tutkunlarına aktaracağını duyurdu.

Bu arada Medyatakipmerkezi'ndeki tenis haberlerini kontrol ederken İzmir Cup'la ilgili sadece iki gazetede haber çıktığını da üzülerek gördüm. Medya ilgi göstermeyince seyircinin tribünleri doldurmasını beklemek de abesle iştigal oluyor.

MODERATÖRE NOT: Tenis Dünyası Temmuz ya da Eylül sayısında yayınlamak üzere 'Sanal alemde tenis' konulu geniş çaplı bir dosya hazırlıyor. O dosya içinde tenissever de hak ettiği yeri alacak. Bu vesileyle dergiye gösterdiğiniz yakın ilgiye teşekkür etmeyi bir borç bilirim

Bülent GÜRKAN

Sevgili Dostlar,
Bugün UTEM merkez kortta Marsel'i büyük bir keyifle izledim
7/6- 7/6 biten maçın son puanı hariç hop oturup hop kalktık,
Son puan ile tenis terminolojisi yeni bir terim daha kazanmış oldu; OUTACE....
Ace ' i hepimiz biliriz ve servis atan her oyuncudan bekleriz, ama bu OUTACE maalesef servis atanın becerisi ile değil ona karar veren hakemin becerisi sonucu ortaya çıkar :-))
Kısaca Marsel'in hiç te ihtiyacı olmayan bir " outace " ile maçı bitirmiş olması sevincimizi tam olarak ortaya koymamızı birazcık engelledi. Ehh neyapalım, kule hakeminin kararı :-))
Evet, büyük emekler sonucu Türkiye' mize ve İzmir' e kazandırılan bu organizasyona gösterilen ilgiyi aşağıda göreceğiniz resimlere bakarak sizler yorumlayın
Sevgili Marsel' e başarılar dilemeye devam ama biraz daha kalabalıklaşarak
Sevgilerimle
Erol Demir


Sevgili,Tenisseverler Selamlar Ankaraya bu sabah geldim.Göreve 11:00 gibi başladım. akşam 18:30 gibi eve geldim ve Kendi penceremden ; görüntüler silinmeden İspanya İzlenimlerimi sıcagı sıcagına yazıyım dedim. Tenisle ilgili kısmı bir sonraki yazımda yazacağım. 1 Mayıs gecesi Madri'te indim . Allahtan Şu internet var, herşey bu sayede yolunda gitti. İspanya'ya gitmeden önce bütün rezervasyonlarımı uçak ve otel gibi işlemlerimi, internetten halletim. Hem daha ucuza geldi, hemde işlerim aksamadan yürüdü. Madrit'te rezerve yaptığım otelin servisi gelip beni hava alanından alıp,otele yerleştirdi. Bir gece otelde kaldım. Sabah erkenden Madrit'in yani şöyle söylemek gerekirse; İstanbulun Taksimine gittim. Orda sadece resmini gönderdiğim Del Prado Müzesini gezme şansını yakaladım.Hızlı hızlı ancak 3 saatte gezip çıkabildim. Gerçekten sanat şahaseri insanı 1000-1500 yüzyıllık bir tarihin
içine sokuyor. Resimler arasında kayboluyorsunuz o kadar resimler canlıki bir an ürperiyorsunuz. 1741 de tahtta olan Sultan I. Mahmut sanırım padişahımızın bir resmi de var. Napoliye gittiginde o ünlü ressama çizdirmiş padişah ismi yazmıyordu ama orayı ziyaret ettiğinde yaptırdığı yazıyor. O da güzel bir resimdi. Madrit'in Taksimini gezdim . Yapılar ve o sanat eserleri günümüze kadar korunmuş. Madridin merkezindeki o yapıların herbiri birer sanat şahaseri. 200- 300 yıl önceki Osmanlı Döneminin İstanbulu'nun sanki ruhunu bende estirdi.Sanki cenevizliler mi desem ne desem bilemiyorum. Ara sokaklarda gezerken alış veriş yaparken bir resturant'ta oturup yemek yerken oranın yerli insanlarıyla haşır neşir olurken bir istanbul havası esti bende tabiki alışveriş yaptığın tüm işyeri sakinlerini herkesi kastedmiyorum ( bu arada anne tarafım İstanbul Beşiktaşlıdır. doğma büyüme), özelliklede
Afrikalı işportacıları görünce ispanyol polisiyle köşe kapmaca oynayan resminide gönderiyorum. Türkiyeye'yi aratmadı. Yolda Modern dilencilere rastladım. Ama bizimkiler gibi değil tabiki sanatcı dilenciler mi desem gerçekten sanatcılar kimseyi rahatsız etmeden emeğiyle dileniyor. Onunda resmini gönderiyorum. Bir tanesi cansız manken umarım tahmin edersiniz. Kısacası Madrit'te 8-9 saatlik süre içerisinde Sanatla tanıştım diyebilirim. Bizdeki gibi üf aman yapıp ta ne olacak yada oraya gidip ne olacak boş ver dememişler uğraşmışlar ve sanat eserleri yaratmışlar. Saat 5'de Otelime döndüm. Servisle beni Hava alanına bıraktılar rezerve yaptığım havayolu şirketiyle'de Madrid'ten Mayarko'ya 19:30 uçağıla uçtum. 21:00 gibi İndim. Neyseki İspanya Tenis Fedrasyonu'na e-mail çekmiştim. Gelip servisle benim gibi havaalanına çeşitli ülkelerden gelen 3-5 oyuncuyuda toplayıp kalacagımız otele bıraktılar.
Yaklaşık havaalanı ile otel arası bir buçuk saat sürdü. Uçakta kendi kendime, eğer bu servis gelmesse hapı yuttum ,düşüncesi son dakikaya kadar sürmüştü .Çünkü uçak sefer sayısını gitmeden birkaç gün önce göndermiştim. Pazar günü Maçım Yoktu bye idim. Maçlarıma Pazartesi başladım. Bunlarla ilğili görüşlerimi yazımın daha uzun olmaması için sonraki ğüne bırakıyorum. Sevgiler , esen kalın.
Selami BİLDİRİCİ
Not: Düşünceleri biraz çabuk yazmaya çalıştım. Yazı yazmak gerçekten uzun zaman alıyor , hele iş çıkışından sonra. Düşüncelerimi paylaşmak istedim sağında solunda yamuk yumuk ifadeler yazım hataları olduysa kusura bakmayın.
Selami Bildirici

 


Çarşamba
, 06 Mayıs  2009
YEŞİLYURT SPOR KULÜBÜ VE MİLLİ OYUNCUMUZ MARSEL İLHAN 
 ANTRENÖRÜ CAN UNER İLE BİRLİKTE  İSRAİL – RAMAT HASHARON’DAKİ   100.000$ CHALENGER'DA  İKİNCİ  TURDA,  RUS EVGENY KIRILLOV’U  7-5 / 6-7 / 6-1 YENEREK ÇEYREK FİNALE  KALDI…   YARIN ( PERŞEMBE ) ALMAN SIMON STADLER ( ATP 158 NO )  İLE OYNANACAK.   MAÇ YAKLAŞIK SAAT 17.00’DE BAŞLAYACAK ( İSRAİL’LE SAAT FARKI YOK )   MARSEL VE CAN HOCA’YA BAŞARILAR & BOL ŞANS DİLİYORUZ. 
HERKESE SEVGİLER

 KEREM DEMİRCİOĞLU


Sevgili Dostlar,

  Yazı biraz uzun olacak ilgi duymayan dostlarım sol üst köşedeki çarpı işaretine tıklayarak bu e-mali okumaktan kurtulabilirler. Okuyanlarla zaten aynı yöne bakıyoruz demektir.  Sn. Mete Yaylalı benden önce davranarak  benimde paylaştığım konularda bir metin oluşturmuş. Ancak ben bu yazıyı dün kaleme almıştım. Bu nedenle Mete Beyin yazısına rağmen ben de kendi yazımın tek satırını değiştirmeden ilginize sunuyorum.

    Davis Cup maçlarının tamamlanmasından ve kazandığımız başarıdan sonra ,hemen ertesi gün büyük bir  heyecanla başta spor gazeteleri, daha sonra trajı yüksek gazeteler olmak üzere bir çok gazetenin spor sayfasında Davis Cup maçlarıyla ilgili haber aradım. Ne yazık ki futbol kafalı Türk spor basını Davis Cup maçlarını küçücük haberlerle geçiştirmiş. Yani yasak savmış. İnsan, emek verenler adına kahroluyor. Tenise, Türk spor basınının ilgisi, asla bu kadar olmamalı. Türk tenisinin aşama içinde olduğu gerçeğini gözününe alırsak, Ulusal tenis takımımızın başarısı pas geçilecek bir haber değil. Özetle ben de herkes gibi Türk tenisinin basında haketttiği yeri alamadığını düşünüyorum. Oysa Davis Cup maçları en azından spor gazelerinde daha geniş yer bulabilmeliydi. Bugün hangi spor gazetesini açarsanız açın Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor için birer sayfa var. Şimdi bir de Sivasspor çıktı. Daha sonra yarım sayfa kadar basketbol , yarım sayfa voleybol ve diğer spor haberleri yer alıyor. Oysa Türk tenisinin hızla gelişebilmesi, sponsor bulabilmesi için basında daha fazla yer bulabilmesi şart. Şimdi asıl konuya geliyorum. Türk tenisi basında, nasıl daha fazla  yer bulacak? Çözüm çok basit. Belki biraz pahalı ama basit. Eğer onlar yayınlamıyorlarsa siz bedeli neyse verip, önce bütçenize göre, çeyrek sayfa ya da yarım sayfa satın alıp yayınlatacaksınız. Bunun için önce TTF yönetim kurulunda adı, basın kurulu, basın konseyi vs. her neyse bir ekip oluşturulacak daha sonra bu ekip ilk olarak spor gazeteleri, daha sonra trajı yüksek gazelerden en azından haftada 2-3 gün sanki ilan verir gibi yarım sayfa, çeyrek sayfa satın alıp tenis adına arzu ettiğiniz herşeyi yayınlatacaksınız. Satın alma işinde sponsor firmaların da rolu çok önemli. Örneğin sayfanın başlığı "Türkcell tenis haberleri" vs. olacak. Bir süre sonra TTF bütçesine göre sayfa boyutunu, gün sayısını arttıracak. Onlar tenis haberi yapmıyorsa, bu onlara parası karşılığında yaptırılacak. Sponsorlar sayfa sayfa ilanlar veriyorlar. İlanların içinde tenis haberi olmasının bana göre hiçbir sakıncası yok. Bu konu çok ivedi çözümlenmesi gereken bir konu. TTF başkanlık seçimi öncesinde yönetim kurulu adaylarını incelerken bu konuda yardım edebilecek basının içinden gelen, bu işi bilen arkadaşlar olduğunu biliyorum. Bu arkadaşlarla temas kurup, yardım talep edilebilir.  Türk tenisinin tanıtılabilmesi, sevdirilmesi, yayılabilmesi için bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki şu anda hizmet vermekte olan Tenis Dergileri, internetteki siteler çok iyi bir iş yapıyor olmalarına rağmen yeterli olamıyorlar. Ülkenin her köşesine ulaşmak lazım. Mesela çok basit olarak Davis Cup maçlarının iddia bülteninde olması çok şık olurdu. Tenis maçları tüm Dünyadaki bahis siteleri için en büyük emtiadır. Bu kadar basit bir hamle bile oyuncularımızın sorgulanmasını sağlayacak önemli bir adım olurdu. Konuyla ilgili iyi bir fizibilite çalışması yapmak ve sponsorları bu işe inandırıp konsantre etmek şart. Sadece Tenise verdikleri destek yüzünden Turkcell den vazgeçemiyorum. Ayrıca ulusal takıma verdikleri destek yüzünden ayakkabım, şortum, tişortum, çorabım "Adidas" . Eşim ve kızıma da bu  konuda baskı yapıyorum. Onların Türk tenisi için gösterdikleri çabaların asla havada kalmadığını bilmelerini istiyorum. 35-40 yılını spor sahalarında geçirmiş biri olarak deneyimlerimden, TTF başkanı Sn Mesut Polat'ın iyi işler yapabileceğini hissediyorum. Ancak bu işin tam bir ekip olduğunu unutmamak lazım. Başarı için iyi düşünmek, iyi planlamak, çok ama çok çalışmak ve en önemlisi ÇOK SEVMEK lazım. Şu an çok olumlu bir hava yakalnadı. Argo deyimle fitil ateşlendi. Lütfen rehavet duygusuna kapılmayalım. Haluk'un, Marsel'in, Barış'ın, Ergün'ün üst düzey turnuvalar oynayan  oyunculardan hiçbir eksikleri yok. Onların başarıları, arkalarından bir çok oyuncunun gelmesini sağlayacak. Satırlarıma  hadi gayret kolay gelsin diyerek son veriyorum.

     Biliyorum yazım çok uzun oldu, affınıza sığınıyorum. Davis Cup izlenimlerin sürecek çünkü kafama takılan bir  iki konu daha var. Bunları sizlerle paylaşmayı görev biliyorum. Esenkalın. Sevgi ve saygılarımla...      

Volkan Karaaslan

Merhabalar,
Selami Bey katıldığı 40+ tek erkekler kategorisinde italyan rakibi Stefano Vitali'ye 6/1 6/1 yenilerek elenmiş maalesef. Double'da ise partneri Egils Valeinis (LAT) ile birlikte setlerde durum 5/7 6/3 iken rakipleri Bart Lefel (NED) ve Damien Pound (AUS)'un çekilmesi ile bir üst tura geçmişler. Şimdiki rakipleri 40+ Double fikstürünün 1 numaralı seribaşı Massimo Cudini (ITA) ve Luca Vigani (ITA) çifti. Selami Bey ve partnerine başarılar diliyorum.
Selamlar,
Hüseyin

salami Bilidirici wrote:

            Tum Tenisseverlere Madrid"den selam Madrid"de bir gun kaldim aksam Mayorkaya ucacagim ve yarinda italyan oyuncuyla karsilasacagim .Kismet ise, onemli olan buralara kadar gelebilmek ve kendi adima yakisir bir mucadele vermek olacak. Umarim yarin bunu guzel bir haberlede suslerim. ciftlerdede (lat)bir arkadasla mucadele edecegiz dedigim gibi benim amacim Buralara kadar gelebilmek ve macimi yapmak ayni zamandada yeni yetisen tenicilere ornek olmak.Bunlarin yapilabilecegini gostermektir. Umarim yazilarimdan ozellikle ileride ciddi olarak tenisi dusunen genclerin mutlaka ingilizceyi iyi bir sekilde ogrenmeleri gerektigi sonucu cikiyordur herkese sevgiler saygilar.

Selami BILDIRICI

Madrid


HERKESE SELAMLAR

  BİR HAFTADIR 40+  SENIOR MİLLİ TENİS TAKIMINDA ÜLKEMİ MAJORCA’DA   DÜNYA TAKIM ŞAMPİYONASINDA TEMSİL  ETTİĞİM VE TAMAMIYLA   ORAYA ODAKLANDIĞIM İÇİN MARSEL İLE İLGİLİ BİLGİLERİ İLETEMEMİŞTİM.  AMA ZATEN O, DAVIS CUP’TAKİ OYUNUYLA KENDİ HABERİNİ YAZMIŞ : )  AYRICA TAKIMDAKİ TÜM OYUNCULARI HALUK, ERGÜN VE BARIŞ’I  ANTRENÖRLERİMİZİ, YETKİLİLERİ KUTLUYORUM. HEPSİ BİRLİKTE YAZDILAR. ( MAJORCA İLE İLGİLİ BAZI GÖZLEMLERİMİ BİLAHARE İLETMEYE ÇALIŞACAĞIM )

 

NEREDE KALMIŞTIK

 YEŞİLYURT SPOR KULÜBÜ VE MİLLİ OYUNCUMUZ MARSEL İLHAN  DAVIS CUP’TAKİ BAŞARILI MAÇLARININ ARDINDAN  ANTRENÖRÜ  CAN UNER İLE BİRLİKTE  BU HAFTA İSRAİL – RAMAT HASHARON’DAKİ   100.000$ CHALENGER'A, MEVCUT PUANIYLA ANATABLODA BAŞLADI.  BUGUN ( SALI ) İLK TURDA, TURNUVANIN 5 NUMARALI SERİ BAŞI  BREZİLYALI  ( ATP 115 NO )  THIAGO ALVES’İ 6-2 / 6-7 / 6-3 YENEREK Kİ - GERÇEKTEN ÖNEMLİ BİR   BAŞARI –  2. TURDA  RUS EVGENY KIRILLOV’UN RAKİBİ OLDU. YARIN OYNANACAK  BU MAÇTA  MARSEL VE CAN HOCA’YA BAŞARILAR & BOL ŞANS DİLİYORUZ

ISRAEL OPEN

ISRAEL OPEN OLARAK DA ANILAN BU TURNUVAYA ÜST DÜZEY TENİSÇİLER KATILIYOR: DUDI SELA -  KRISTIAN PLESS -  CHRIS GUCCIONE -  BENJAMIN BECKER MICHAEL BERRER -  BOBBY REYNOLDS -  NICOLAS MAHUT -  BENEDICT DORSH UNLARDAN BİRKAÇI

 YSK KENAN ONUK TURNUVASI   BU ARADA YEŞİLYURT SPOR KULÜBÜNDE İSE KENAN ONUK TURNUVASI  TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR. BU AYLARDA MEŞHUR YEŞİLYURT RÜZGARI  OYUNCULARI BİRAZ ŞAŞIRTIYOR. PAZAR GÜNÜ KOKTEYLE HERKES DAVETLİ.
 HERKESE SEVGİLER

 KEREM DEMİRCİOĞLU

 


Pazartesi, 27 Nisan 2009

Değerli Tenisseverler

Sevgili Gül Güzelbey'in mailini okuyunca sevindim. Umarım en kısa zamanda sevgili Sera sağlığına kavuşur. Bu arada hala kan ihtiyacı devam ediyorsa aranan özelliklerde kan bizim  üniversite personelimizde mevcut hemen 2-3 kişiyi hastaneye gönderebilirim.

Sera'ya tekrar acil şifalar ve herkese sağlıklı gunler diliyorum.

Sevgilerimle,

Sedefhan

Prof. Dr. Sedefhan OĞUZ


Sevgili Tenisseverler,
Davis Cup 10 yıl aradan sonra, Turkcell’in ana sponsorluğunda tekrar İstanbul’da yapılacak. 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek şampiyonada, milli tenisçilerimiz Davis Cup’da bir üst gruba çıkmak için mücadele edecek.
29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında Tarabya TED tesislerinde gerçekleşecek Davis Cup’ta Türk Milli Takımı’nın yanı sıra; Lüksemburg, Yunanistan, Estonya, Botsvana, İzlanda, Madagaskar ve Ruanda olmak üzere toplam 8 milli takım bir üst gruba yükselmek için yarışacak.
Takımımız Marsel İlhan, Haluk Akkoyun, Ergun Zorlu ve Barış Ergüden'den oluşmakta. Milli Takm antrenörümüz ise Erhan Oral.
Maçlarımız TED merkez kortta gerçekleşecek. Herkesi milli takımımızı desteklemeye davet ediyoruz. Girişler ücretsiz..
Teşekkürler
Harun Velioğlu

Pazar, 26 Nisan  2009
Değerli Tenisseverler,

8- 20 Nisan 2009 tarihleri arasında , Türkiye Tenis Federasyonu denetim ve gözetimi altında düzenlenen turnuvamız 20 Nisan 2009 tarihinde oynanan final maçları ile sona erdi. 562 katılımın sağlandığı turnuvada toplam 55 tek 10 çift olmak üzere 65 maç W.O. olmuş ve toplamda 365 maç oynatılmıştır. Turnuvanın Şampiyon ve Finalistleri 25 Nisan Cumartesi günü yapılan ödül töreninde kupalarını aldılar. Ödül törenine ait foroğrafı ekte görebilirsiniz.

Tüm katılımcılara teşekkür ederek, dereceye girenleri birkez daha tebrik ediyor, birdahaki turnuvamızda tekrar görüşmek dileğiyle bol tenisli günler diliyoruz.

Fuat Nalbant

Taçspor Kulübü

Tenis Koordinatörü

18+ Tek Bayanlar

1.     Öykü Karaaslan

2.     Deniz Gediz

35+ Tek Bayanlar

1. Zuhal Aydınlıoğlu

2. Esen Atılgan

40+ Tek Bayanlar

1. Yıldız Yiğitgüdü

2. Hülya Parıldar

Yeni Başlayan Bayanlar

1.     Neyin Gedizlioğlu

2.     Melis Şahin

18+ Tek Erkekler

1.     Serkan Avcı

2.     Alper Fenman

35+ Tek Erkekler

1.Tuncay Özdemir

2.Mustafa Coşkun

45+ Tek Erkekler

1.Levent Turan

2.Koray Gürbüz

55+ Tek Erkekler

1.Nejat Müldür

2.Bayram Gökbulut

60+ Tek Erkekler

1. Hüseyin Karabulut
2. Mahmut Naibi

Yeni Başlayan Erkekler

1.Memed Bengül
2.Mustafa Özdemir

18+ Çift Erkekler

1.     Levent Conker / Arda Saran

2.     Cem Tınaz / Siinan Göncü

35+ Çift Erkekler

1.     Mert Topçuoğlu /İbrahim Kardeş

2.     Yavuz Erkangil / Sezai Halifeoğlu

45+ Çift Erkekler

1.     David Gill / Özbek Özşahin

2.     Oğuz Parıldar / İbrahim Çeyrek

35+ Çift Bayanlar

1.     Esen Atılgan / Karolin Menase

2.     Füsun Güner / Zeynep Çınar

18+ Karışık Çiftler

1.     Tuana Denizci / Cem Tınaz

2.     Sırma Bingeli / Arif Aydoğdu

35+ Karışık Çiftler

1.     Sevinç Gezer / Şenol Ergün

2.     Yıldız Yiğitgüdü / Tamer Toktamış



Cumartesi, 25 Nisan  2009
Değerli Tenisseverler,

Bizim subelerimiz (B-Fit) vasıtasıyla İzmir Lösemilileri Yaşatma Derneği Başkanı Celal bey'e ulaştım. Kendisine Sera ile ilgili bildiklerimi paylaştıktan sonra aldığım güzel haberi sizlere de ileteyim dedim. Yaşı itibarıyla bu hastalığı çok kolay atlatır merak etmeyin. En fazla 3-4 ay hastane işleri olacak o kadar dedi. Tabii konusunda tecrübeli birinden böyle güzel haberler almak son derece sevindirici! Ayrıca Celal bey, İstanbul'daki ayaklarıyla DA, hemen pazartesi sabahına 3 ünite trombosit bile ayarladı! Umuyoruz hepimizin güç birliği ile çok sevgili Sera'mız bu hastalığı 6-0 6-0 yenecek!

Ayrıca, arkadaşımızın hijyeni açısından da,hastane ziyaretlerimizi son derece minimumda tutmamızda Sera'nın saglıgına kavusması açısından da çok önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,
Gül Guzelbey

Asagida belirtilen kategorilerde 07-17 Mayıs tarihleri arasında Veteran turnuvamız başlayacaktır.

Katılımlar için kayıtlar başlamıştır.

18+ Tek Erkek

18+ Tek Bayan

30+ Tek Erkek

30+ Tek Bayan

45+ Tek Erkek

35+ Cift Erkek

30+ Karısık Cift

CAMLICA TENIS KULUBU

TURKAN HURFIKIR


Tenis oynayan ve geliştiren herkese selam, sanırımki ben bu Tenisi öğrendim . Görüntü öyle gösteriyor bundan 15 yıl önceki kaybettiğim maçın rövanşını bu sefer aldım belki o'zamanda sıkı bir Tenis oyuncusu olsaydım İngiltereye
gidecek ve Cambridge Ünv.de İngiliz arkadaşlarla güzel bir tatil geçirecektim. Fakat kısmet olmamıştı bu kez kırılma anı olmadı ve hemen vazgeçmedim off puff demedim. İspanya Elçiliğinin istediği tüm evrakları verdim. Gittim geldim ve sonuçta İspanyaya önümüzdeki hafta gidiyorum uçak biletini ,yerimi ,hepsini ayarladım. Biraz tuzlu olacak ama olsun ben yinede kendimi toparlarım.
Sevgiler, saygılar
Selami BİLDİRİCİ


Cuma, 24 Nisan  2009
Gündemdekiler

Değerli Tenisseverler,

İnternet Gazetesi Tenis Klinik

1.                Böyle Spor yapılır mı?

Geçtiğimiz haftalarda Kırklareli Bedensel Engelliler Spor Kulübü, Bursa’ya, Osmangazi Belediye Spor Kulübü ile deplasman maçına gidiyor. Ve bakın başlarına neler geliyor.
Kırklarelililer Cuma günü öğlen Bursa’ya varıyorlar. Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun belirlediği fikstürde, belirlenen salonda, maçtan bir gün önce, potaları tanımak ve antrenman yapmak için salona geldiklerinde maçın orada oynanmayacağı, belediyenin Osmangazi takımına tahsil ettiği salonda oynanacağını öğreniyorlar. Salonu bulup, durumu öğrenene kadar sadece 45 dakika antrenman yapacak zamanları kalıyor.

Yavuz Kocaömer

2.      Tenis kriz dinlemiyor
TENİSTE, turnuvalar ve etkinlikler ne yaz-kış dinliyor ne de ekonomik kriz.
Türkiye'nin dört bir yanındaki kortlar bir an bile boş kalmıyor desek yeridir. Onun için bu yazımızda, yorum yapmayı bırakıp, halen devam eden ve yakın tarihte gerçekleştirilecek olan organizasyonlardan söz etmek istiyorum...

Tespitler

BÜYÜKLER Ulusal Kış Kupası, TED Kulübü kapalı kortlarında oynandı. Erkeklerde Marsel İlhan, bayanlarda İpek Şenoğlu, Pemra Özgen ve Çağla Büyükakçay yurt dışında turnuvalarda mücadele ettikleri için kış kupasına katılmadılar. Böylece bayanlarda genç tenisçilere fırsat doğdu. Seyirci sayısında olumlu bir artış vardı. Kapalı kort sayımız da çoğalıyor, antrenman imkánları da. Gençler sabah erken saatlerde okul öncesi bile tenis oynayabiliyorlar. Bazıları da antrenmanların dışında maddi olanakları doğrultusunda yurt dışında turnuvalara katılıyorlar. Özetle hedef çıtası yükseldi.

Engin Kratzer

3.     Geleceğe koşanlar

Görmeye alışık olmadığımız, sıradışı bir proje bu: Geleceğe Koşanlar.. Ülkemizin sponsorluk algısını ve yazgısını değiştirebilecek bir proje. İşin içinde Turkcell gibi bir spor ordinaryusunun olması da ayrı bir değer oluşturuyor. Yakışanı da buydu zaten. Sponsorluk kavramında ne düzeyde olduğumuz ortada. Bırakın geleceği, geleceğin ötesine geçmiş olan sporcularımızı bile organize etmekten aciz kalmışız. 70 milyonluk nüfusta Kardelen gibi tüm zorluklara rağmen ayakta durabilen sporcularımız var. Ama sponsorları yok!..

Cahit Yavuz

4.      Turkcell Geleceğe Koşanlar Projesi...

Bu konu layık olduğu şekilde duyulmadı ama Türk tenisi için önemli bir sponsorluktur. Turkcell bilindiği gibi Davis Cup 2009 organizasyonu ana sponsorudur. TTF bu proje ile çok başarılı bir iş yapmıştır. Emeği geçen herkesi kutluyoruz.

TURKCELL, "Geleceğe Koşanlar" İle Geleceğin Tenis Şampiyonlarına Destek Verecek Turkcell, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile geliştirdiği "Geleceğe Koşanlar" projesi kapsamında 11 ilde, 12-16 yaş arasındaki 160 yetenekli sporcuya profesyonel eğitim desteği verecek

Sona Yaklaşırken

Sizler bu yazıyı okurken Aus Open 12. günde olacak. Bayanlar finalistleri Dinara Safina ve Serena Williams. Erkeklerde ise ilk yarı finalist Roddick önünde rahat bir galibiyet alan Federer. İkinci finalist ise bugün belli oluyor: İki solak İspanyoldan birisi, Nadal veya Verdasco. Bugüne kadar olan bitene bakınca ilk göze çarpan favori isimlerin çeyrek finalden önce elenmeleri oluyor elbette. Tabii buna bir de aşırı sıcak ve yorgunluk sonucu sakatlıklarla yarım kalan maçları eklemek gerekir.

Mete Yaylalı

5.     Yine Spora Siyaset Karıştı

Her ne kadar spor siyasetten uzak tutulmaya çalışılsa da hükümet politikalarının spor dünyasına yansımaları oluyor. Bu gerçeğin son örneği teniste yaşandı. İsrailli bayan raket Shahar Peer (*), Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) vize alamadığı için hafta başında start alan Dubai Tenis Turnuvası'na katılamadı. Profesyonel bayan tenisinin (WTA) karar alma mekanizması söz konusu gelişmeyi, "kabul edilemez" olarak nitelendirirken turnuva organizatörleri, "sporcuların ülkeye girişleri bizim sorumluluğumuzda değil" tezini kullanıp, suçsuz olduklarını ileri sürüyorlar. Bu arada Peer'in yaşadığı vize krizi, bir başka gerçeği de ortaya çıkardı.

Cem Çetin

6.      Engeller Hülya Cup’la Aşıldı

TED kulübünde yapılan Hülya Avşar Cup tenis turnuvası, engelli, engelsiz tüm sporcuları tenis heyecanıyla buluşturdu. Adına turnuva düzenlenen ve bu turnuvanın geliriyle tenis bursu verme sözü veren Hülya Avşar, kendisi de bu turnuvada yarışarak, tenisin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda, tüm tenisçiler, bu turnuvadaydı. En önemlisi ise geleneksel olarak, tekerlekli sandalye kategorisinin de bu turnuvada yapılmasıdır. Yılın ilk engelli turnuvası olması nedeniyle, engelli sporcularımız için bu turnuva çok önemliydi.

Havva Türedi

7.      Yağmuru Trabzon'un

Kapkara bir denizin yükselen dalgalarının değeri ancak Trabzon’da yaşanınca anlaşılır. Boşuna Karadeniz dememişler ona. Heybetini hele bir de fırtınalı bir günde görün siz, yanına yaklaşamazsınız. Hele hele bir de yağmur yağınca simsiyah olur o engin deniz. Trabzon’da tenis oynamaya başladığım zamanlarda tenis oynamayı sevdiğim kadar yağmurdan nefret ederdim. Neden mi? O zaman oynayamazdım çünkü. Trabzon’da iki tane tenis kortu vardı. Biri Karadeniz Teknik Üniversitesi Kampüsü içerisinde biri de K.T.Ü. Sahil Tesisleri’nde. Biz tenis kursumuzu Sahil Tesisleri’nde yapar, kendi aramızdaki haftada oynamamız gereken zamanı da genelde Kampüs kortunda yapardık.

Gülberk Gültekin Salman

8.      Gülberk Gültekin Salman Gerçek Şampiyon

1974 yılında dünyaya gelen, ilk ve orta eğitimini Trabzon’da, liseyi İstanbul, üniversiteyi Amerika’da, Yüksek lisans ve doktorayı İstanbul’da tamamlayan, kendini bilim dünyasına adayan ve tüm zamanların en iyi Türk kız tenisçisi Gerçek Şampiyon Gülberk Gültekin Salman’ı sizler adına araştırıp tanıtmaya çalışırken, böylesine muhteşem bir sporcuyu yakından tanımanın mutluluğunu yaşadık.

Hülya Cup 2009

    Her yıl Hülya Avşar adına düzenlenen, 01-12 Nisan arası oynanan "Hülya Cup" tenis turnuvasına rekor katılım oldu. Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü tarafından düzenlenen turnuvada, tenisçiler farklı kategorilerde mücadele ediyor. Hülya Avşar basın toplantısında, bu turnuvanın geliriyle ihtiyacı olan çocukların 8 yıllık eğitim masrafının karşılanmasıyla birlikte tenis bursu verileceğini ve Tarabya Ted kulübünde düzenlen basın toplantısından sonra Şahan Gökbakar'la gösteri maçı, arkasından partneri Sadettin Saran ve rakipleri Emine Erdem/Erkan Bayazıtlı çiftine karşı maçlarını yaptılar.

Erkan Bayazıtlı

9.       Andre Kirk Agassian

1970 doğumlu Andre Agassi, İran asıllı bir ailenin dördüncü çocuğudur.Babası Mike Agassi, bir dönem İran adına Olimpiyatlara katılmış bir boksördür ve en büyük hayali çocuklarının dünyaca ünlü birer tenisçi olmaları, Grand Slam’lerde başarılar kazanmalarıdır.Agassi ailesi 1950’li yıllarda ABD’ye göç ederler.Andre Agassi’nin tenisle tanışması daha bebekken başlar.2 yaşına geldiğinde babası ona ilk raketini alır ve bir süre sonra Mike Agassi evlerinin bahçesine bir tenis kortu yaptırır.İşte bununla beraber Andre kendisini yoğun bir tenis eğitiminin içinde bulur.Henüz çok küçük bir çocukken dünyaca ünlü tenisçilerle antrenman yapmaya başlar.14 yaşına geldiğinde Nick Bolletieri’nin tenis akademisine yazılır.Profesyonel tenis oyunculuğuna da burada geçiş yapar

Ebru Kalay

10.       Federer Rakiplerine Halen Korku Salıyor

Rakiplerine gore Roger Federer sıralamadaki birinciligini kaybetmiş olabilir ama hala müthiş bir rakip. İsviçreli yıldız bu sene henüz bir turnuva kazanamadı ve geçtiğimiz günlerde Miami’de bir turnuvada maç sırasında sinirlerine hakim olamayıp raketini parçaladı. Rakipleri Roger Federer için bakın neler söylüyor; "Bir grand slam’de final oynadi, iki tane masters series yarı finali oynadı."         Rafael Nadal                                                                              "4 sene boyunca herşeyi kazandı, şimdi bir kaç maç kaybediyor. Krizde falan değil. Her zaman sakin olan birisi için raketini parçalaması garip geldi, ama maç sırasında sinirlenince böyle şeyler oluyor."

Eren Çelik

11.       Mükemmellik

Tenis performansi ustune okudugum bir yaziya gore; gelecek nesillerde yetisecek tenis yildizlarina ogretilmesi gereken en onemli is mukemmellik kavraminin ogretilmesi .Lorenzo Beltrane bu konuya onem vererek dikkatimizi pek cok konuya cekiyor.

Gül Mijgar

12.       Tatli Hatıralar

Yagmurlu bir gündü, tıpkı bugünkü gibi dit tiri diri dit kaybetmistim seni akti gozyasim karisti yagmura ...bu şarkıyı hep sevmişimdir...o zamanlar perma lı saclar daha havalı sayılıyordu. Nerdeyse 3 yıldır saçlarım surekli böyle görundüğünden ben de inanır oldum onların dogal kıvırcık olduklarına ve hiç düşünmeden ‘’ evet kendi saçım’’ dedim. Aslında yalan söylemiş saymayabilirim kendimi peruk değildiler en azından.

Yurdanur Özer

13.----  Murat Zaralı, Eren Çelik, Yıldız Güvendi, Gülay Şentay, Gül Mijgar, Zeynep Sezerman haberleri ve daha fazlası Tenis Klinik’te.

Tenis kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Tenis Klinik

devamı

Önemli Not: Yahoo Tenissever grubuna gönderilen yorum ve diğer yazıların, taraflar arasında doğabilecek kanuni uyuşmazlıklardan  sitemiz sorumlu değildir.

 

Bize Ulaşın | Tenis sever Gurubumuza Üye Olun | Tenis partnerimi arıyorsunuz? | Tenis Klubleri | 2009 Turnuvalar | Sitemize link verin | Aktiviteler
Sitemizi geliþtirmek için önerilerinizi bekliyoruz..

Tenis partnerimi arýyorsunuz?

   
 

 

Google

 

Web

www.tenissever.com