|
Pazartesi,
08 Haziran 2009
Sevgili Tenissever'ler,
Roland Garros sona erdi. Federer ve Kuznetsova
sampiyonluklarý kazandýlar.
Burada Federer'in dikkatli olarak incelenmesi
gerekiyor. Grand Slamleri arka arkaya kazanan
duygularýný beli etmeyen ve kral edasý ile
kortta dolasan Federer bitti. Bu karsilastigimiz
yeni Federer. Duygularýný ifade eden kýzan,
kendisine vuran ( Del Potro ile vole puanýndan
sonra)sevinçlerini belirten bir Federer var
karþýmýzda. Ýþte bu Federer insani duygularý
ifade eden Federer kazandýðý bu Grand Slam'le
tenis tarihindeki en büyük oyuncu sifatýný de
elde etmiþ oluyor. Grand Slam yapan 6 oyuncu
arasýna girerken, Sampras'ýn 14 Grand Slam'lik
rekorunu da egale ediyor. Geri düþtüðünde
mücadele eden, kritik puanlari kolaylýkla
oynayabilen Federer duygusal durumlarini da
kontrol edebilir halde, Artýk daha esnek ve
yeteneklerini kullabilir durumda. Bu deðiþimden
dolayý kendisini tebrik ediyoruz. Ancak baþta da
ifade ettiðim bu Federer yeni Federer.
Bu yapýsý ile ve tenis oynamaktan hoþlandýðýný
söylediði yapýsý ile daha uzun yýllar yeni
rekorlara imza atacaktýr.
Soderling'in geldiði nokta da ilginç. Çok önemli
oyuncularý yendikten sonra Federer'e hiç direnç
gösterememesi finali finalden önce hiç
düþünmediðini gösteriyor.
Del Potro ise Federer'i yenebilecekken iki drop
shot ve bir tane kendi backhand'i ile dýþarý
attýðý toptan sonra daðýlýp maçý verdi. Son
Sette servis kýrdýrdýktan sonra Federer'in
servisini kýrýp, sonra tekrar servisini
kýrdýrmasý maçýn bittiðini gösteriyordu.
Dikkat edilmesi gereken nokta tepede yer alan
teniscileri ortak özellikleri "atlet" olmalarý.
Federer'in farký ise yeteneði. Kritik anlarda
yaptýðý vuruþlar. Bunun anlamý teniste üst
sýralara çýkacak olan teniscilerin atletik
yapýlarýnýn önemsenmesi gerekiyor. Tepedeki
oyunculara baktýðýnýzda baþka bir spor yapmýþ
olsalardý o sporlarda da yýldýz olabileceklerdi.
Safina Kuznetsova maçý ise birbirini iyi tanýyan
iki teniscinin maçý idi. Ve aldýðý puanlarla
sinirlendirdiði Safina'yý kolaylýkla yendi.
Bu konuyu bilenler daha detaylý yazabilirler ama
bu sene Roland Garros'ta kortlar daha hýzlý gibi
göründü bana. Toplarýn sektikten sonra daha az
spin almasý ve hýzýný kaybetmemesi yüzeyde
kullanýlan tozun daha ince olmasýndan
kaynaklanýyor olabilir. Bu sadece benim
ekrandaki gözlemim.
Erkek tenisi etki alanýnýn yýldýzlar sayesinde
büyütürken, bayan tenisinde yýldýz olmamasýndan
dolayý ilgi azalýyor. Ancak en fazla ilgi çeken
(most popular) fotoðraf ise Simona Halep'in
fotoðrafý.
http://www.rolandgarros.com/en_FR/news/photos/2008-06-08/200806081212934715099.html?glryid=top_images_gallery
Bunun neden olduðunu da fotoðrafa bakýnca
anlayabilirsiniz.
Güzel bir hafta ve herkesin Federer'in olumlu
yönde deðiþebildiði bir hafta dilerim.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren
Pazartesi,
18 Mayıs 2009
VTB
nin ikinci veteran tenis turnuvası Levent
Tenis kulübünde 02 - 14 haziran
tarihlerinde...
Turnuva ya kayıt için 0532 3545910 ergül
güner ve 0543 6943269 özkan karaçoban...
ergulguner@yahoo.com
a mail atarak kayıt olabilirsiniz...maillere
geri dönüş yapılacaktır...
Ergul Guner
Izmir Cup 'in basinda cok cikmadigi konusunda ki
yorumunuza, turnuvanin organizasyonunda calisan
biri olarak net bir cevap verebilirim.
Izmir Cup la ilgili cikan tum haberleri
hepimizin bildigi ulusal bir medya takip sirketi
takip etmistir. 1 hafta boyunca Izmir cup
cesitli gazetelerde
135 kez haber ve yorum
olarak yer almistir. Normal bir haftada sadece
4-5 tenis yazarinin haftada 1 yazdigini
dusunursek tenis icin umut verici bir gelismedir
diye dusunuyorum.
Bunun yaninda Ege bolgesinde yayin yapan Yeni
Asir TV de hafta boyunca 30 saat a yakin
"banttan canli", canli, ozet goruntu ve roportaj
olarak yayinlanmistir.
Maclarin oynandigi Utem tesislerinde Produksyon
odasi kurulmus, gunluk maclarin ozet goruntuleri
ayni gun icerisinde TV kanallarina kaset olarak
ulastirilmis ayrica mac fotograflari ve skorlari
aninda mail ortaminda gonderilmistir.
Web sitemiz, tesislerde kurulan Veri giris
bolumunde, tum skorlar ve tablolar, mac
bitiminde hakemden gelen rapor esliginde, hemen
siteye konulmustur.
Sanirim bu konuda yavas veya ilgisiz olarak
tanimlanabilecek bir kurum varsa bu Izmir Cup
olmamalidir. Tamamen Profesyonel bir PR sirketi
ile calisilmis ve her konuda titiz
davranilmistir.
Oglen 12:30 da, 34 derece sicak, rutubet ve
kavurucu gunes altinda oynanan final macina 1500
'un uzerinde seyirci gelmistir. Pazar gunu izmir
'de herkesin sehir disina kactigi bir ortam icin
belkide bir rekordur diye dusunuyorum.
Turnuvanin ATP supervisor 'u Belcika 'li
Stephane Cretois 'te seyircinin adedi ve
kalitesinden cok memnun kaldigini bizzat
bildirmistir. Bir Challenger turnuvasinda 2
kanalin birden final macini canli yayinladigini
duyunca hayretlerini gizleyememis ve raporunda
kanal isimleri ile birlikte belirtmistir.
sevgiler
Volkan Gonul
Aşağıda verilen örneklerde,
üniversite sonrası profesyonel tenis oyuncusunun
aslında örnek verilecek değin az olduğu ortada.
Türkiye'de genç oyuncular 17-18 yaşlarında bir
yol ayrımında hissediyor kendini ve de
ebeveynlerinin de
katkısıda (desteleme yada baskı
olarak) var kuşkusuz. Tenise mi devam
etmeli, yoksa akademik bir kariyerle herhangi
bir meslek sahibi mi olunmalı? Gerçekten
yetenekli ve en önemlisi tenisde azimli,
disiplinli gençler yolunu performans oyuncusu
olarak seçse yani tenis oyunculuğunu bir meslek,
iş gibi kabullense dünya sıralamasında daha üst
sıralarda oyunculatrımızı olacağına inanıyorum.
Daha önce de değindiğim gibi ailelerin de
bu konuda inancı, istikrarı, desteği çok önem
taşımakta. Gözlemlelediğim; pek çok performans
oyunucu ebeveylerinin Türk tenisine inancının
kırılgan olduğu, gelecek göremediği ve bu
kaygılarla, 'üniversite okusun bir mesleği
olsun, tenisi de hobi gibi devam ettirsin'
düşünce ve inancı. Şayet bu mantelite kırılıp
aşılabilrse, gelecek için umut var demektir. Bu
genel düşünce, sporun dışında sanatta da
geçerlidir. Ebeyenler genellikle, doktor,
mühendis, avukat, öğretmen gibi meslekleri daha
geçerli düşündüğünden. Gençler, enerjilerinin en
yoğun döneminde bu bölünmeyle ciddi kayıba
uğruyor, dersaneye gidip hazırlacağı sürede,
anterman yaptığını düşünelim, ayrıva mental
olarakda, ikilemde kalıyor.
Zihninde üniversiye hazırlanmak, kazanmak ve
okumak gibi kaygı barındırmayan genç bütün
zihinel gücünü tenise yoğunlaştırabilir.
Akademik kariyer önemlidir elbet ama hayati ve
bizi daha mutlu ve başarılı kılacak
bir unsur olduğu mutlak değildir. Mesela
hepimizin tanıdğı Çağdaş Ulukan, tıp fakültesi
göz ihtisasını okudu ve bitirdi. Ama TED'de,
gerçekten sevdiği, başarılı olduğu ve ait olduğu
işi yapıyor. Fakültede emek ettiği
7 seneyide tenise kanalize etmiş olsaydı, daha
da iyi iş çıkaramazmıydı? Elbette bu sorualrın
cevabını ve bu konuda ne duyumsadığını ancak
kendisi söyleyebilir ben saece bir örenek vermek
istedim. Esenlikler
dilerim.
Arzu Çağlıbulanık
Sevgili Tenissever'ler,
19 Mayıs Gençlik ve spor bayramınızı kutlarım.
Türkan Saylan'ın vefat etmesi hepimizi üzdü.
Kendisine rahmet ve sevenlerine metanet
diliyorum. Hem Türk insanının ve hem de Türk
kadınının neler yapabileceğini göstermiş olması
ve katettiği yol, sarfettiği çabalar için
kendisine şükran borçluyuz. Önemli bir örnekti
ve çok kişinin yolunu aydınlatmaya devam edecek.
Tenisle dolu bir haftayı geride bıraktık. İzmir
Cup haberler tenis gündemini belirledi
tenissever'de. Marsel İlhan Final Oynadı.
Kendisini tebrik ediyoruz. Rakibini yenebilir
miydi? Bunu sormaya gerek yok. Tabii
yenebilirdi. Nedenleri üzerinde çok şey
yazılabilir. Ama şimdi Roland Garros'taki
başarılarını izleyeceğiz diye bekliyoruz.
Fahri İkiler'in güzel anlatımı ile TRT 3 'teki
maçı seyrettik. Yorum yapan Esat Tanık ise maçın
ne kadar içinde olduğunu yorumları ile topun
dışarı çıkacağını önceden bilerek anlatması da
güzeldi. Orada söylediği gibi "eğer duygularımı
kontrol edebilse idim, orada ben olurdum"
cümlesi en önemli yorum sayılabilir, Türk Tenisi
ve oyuncuları hakkında.
Duyguların yönetilmesi tabii ki çok önemli.
Bunun nasıl olduğunu bilmek için önce zihinsel
süreçleri kavramak gerekiyor. NLP teknikleri ile
bunun nasıl olduğunu isteyen teniscilere
aktarıyorum. Oldukça önemli sonuçları kısa
zamanda gerçekleştiriyor, bilgi aktardıklarım.
Marsel İlhan Gerçekten başarılı, tabii İpek
Şenoğlu'da kendilerini tebrik ediyoruz. İpek'in
kendi başına yola çıkması ve devam etmesi
başarıları getiriyor ve Roland Garros'ta ana
tabloda oynayan ilk Türk teniscisi ünvanını
kazanacak. Marsel İlhan'in bu başarısı altında
tabii ki önce annesi var ve daha sonra da Mahmut
Naibi. Can Üner ile Marsel İlhan'i buluşturan da
Mahmut Naibi. Bu buluşmanın yararlı olduğunu
görüyoruz, alınan sonuçlardan. Kendilerine
teşekkür ediyoruz.
Tenis Federasyonu bu iki oyuncu dışında yeni
uluslararası seviyede oyuncular üretebilirse
başarılı olacak. Değişim sinyalleri görülüyor ve
sonuçlarını da göreceğiz diye umuyorum.
Federer Nadal'ı Madrid'de yendi. Bu önemli bir
başarı. Bir gün öncesinde Djokovic'le 4 saat
oynayan Nadal'in yenilmesinin, gerçekten
yenilmek mi? yoksa Federer'e düğün hediyesi olup
olmadığı Roland Garros'ta görülecek.:))
Turnuvalar ise devam ediyor. Dalyan Turnuvası
Sona Erdi. Türk Kalp Vakfı Turnuvası ise
başlıyor. Havaların olması gerekenden fazla
ısınması öğle saatlerinde tenis oynanmasını
zorlaştırıyor açık kortlarda.
İzmir Cup Turnuvası basında fazla yer almadı.
Bunun nedenlerinden birisi de maç haberleri ve
görüntülerin gerektiği kadar hızlı beslenmemesi
olabilir mi? Hürriyet web sitesinde Marsel ile
ilgili haber ve maç sonucu vardı.
Güzel bir hafta ve sağlıklı günlerde tenis
oynamanızı dilerim.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren
Cumartesi,
16 Mayıs 2009
Izmir Cup yari final macinda sahaya cikan
sporcumuz Marsel Ilhan, Israil 'li rakibi Harel
Levy 'yi 7/5 6/3 yenerek finale cikmayi basardi.
Ilk sete servis kirarak 2-0 onde baslayan
Marsel, sonrasinda servisini kirdirarak skoru
2-2 'ye getirdi. Karsilikli alinan oyunlarla 6-5
one gecen Marsel, rakibinin servisini kirmayi
basararak ilk seti 7/5 kazanmayi basardi.
Ikinci sete de 2-0 onde baslayan Marsel, yine
ilk setteki gibi servisini kirdirdi ve skor 2-2
'ye geldi. 4-3 onde iken rakibinin servisini
tekrar kirmayi basaran Marsel, kendi servis
oyununu da kazanarak seti 6/3 maci da 2-0
kazanmayi basardi.
Marsel, Turkiye 'de duzenlenen ATP Challenger
turnuvalarinda finale cikmayi basaran ilk Turk
sporcu oldu.
Final maci, yarin saat 12:30 'da Utem
kortlarinda. Final maci Yeni Asir TV ve TRT3
'ten naklen yayinlanacak. Izmir 'li
tenisseverleri TV yerine tribunlere bekliyoruz.
Bugunki yari final macinda 1000 dolayinda ki
destekcinin Marsel 'e yaptigi pozitif etkiyi
gordukten sonra, 5500 kisilik Merkez Kortun dolu
tribunleri ile kupayi kazanmak hayal olmaz diye
dusunuyorum...
sevgiler
Volkan Gonul
Izmir Cup Org. Komitesi
Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Tekerlekli
Sandalye Tenis Şubesinin 2009 faaliyetleri
kapsamındaki puanlı Uluslar arası MARMARİS OPEN
Tenis Turnuvası 15-17 Mayıs 2009 tarihleri
arasında Marmaris Belediyesi Tesislerinde
yapılacaktır. Turnuva Tekerlekli Sandalye Tenis
Şubesi sorumlusu Sayın Fahir ALTAN
koordinatörlüğünde, Turnuva direktörü sayın
Dianne FOWLER ve Başhakem Muzaffer KUZU,
Gözlemci Hakemler Erhan UYGUN, Kamil AYNA
gözetiminde icra edilecektir.
Turnuvaya Türkiye’den erkeklerde 7 Bayanlarda 8
Junior’da 6 oyuncu ile katılacaktır. Ayrıca
Bayanlarda İngiltere’den 2, Brezilya’dan 1,
Yunanistandan 1, Irak’tan 5, İrandan 5,
İsrailden 8 oyuncu katılmaktadır.
Turnuva 17 Mayıs 2009 tarihinde oynanacak Final
maçları ile sona erecektir.
Muzaffer Kuzu
Tüm Tenisseverlere selam, Tenis ile ilgili
görüşlerimi yazmaya devam edeceğim; Yaklaşık
olarak bir lisede 6 yıl görev aldım. Bu lisede
yapmak istediğim aktiviteler karşısında Spor
olsun, Drama olsun aldığım cevap hep şu oldu;
hocam sen hiç kafanı yorma, biz hallederiz senin
yerine yaparız . Sen işine bak. Fakat ne yapılan
iş benim istediğim düzeyde oldu nede ben kendimi
tam olarak ifade edebildim, kanıtlayabildim
.Yani benim 6 yılım kendime göre verimsiz be boş
geçmiştir .İşin özü bana göre mundar olmuştur.
Şu anda ilk öğretimdeyim İngilizce Drama
çalışmam çeşitli aşamalardan sonra başarıyle ve
çocukların yoğun ilgisiyle devam ediyor. Hatta
isteyen olursa çlışmamızı gelip izleyebilir.
Fakat Tenis konusunda bazı engelleri aşamadım.
Sadede gelmem gerekirse. Birçok gencimiz Tenis
bursu ile Amerikaya gidip Eğitimini orda
sürdürmekte ve Amerikaya çalışmaktadır. Ben 4-5
yıldır ODTU ortamındayım Avrupayı aratmayacak
hatta çoğu Avrupa ülkesinden daha iyi bir ortama
sahiptir. Ben diyorum'ki Türkiye çapında bir kaç
başarılı gencimiz Tenis Bursuyla ODTU'de eğitim
göremez'mi kendini geliştiremez'mi? Bana göre bu
işi bizim yerimize Amerika yaptığı sürece uzun
yıllar nal toplayacağız gibi geliyor.
Sevgiler,
Selami BİLDİRİCİ
Cuma,
15 Mayıs 2009
Sevgili tenisseverler,
Arkadaşınız Sara Beceren'in rahatsızlığı
nedeniyle ihtiyacı olan kan ve trombosit vermek
için Acıbadem Maslak Hastanesin Kan Bankasına
gelen;3.kattaki ziyaretçi defterine geçmiş olsun
dileklerini yazanl,Sara yı veya beni telefonla
arayıp durumunu soran
tenisçi,sporcu arkadaşların candan dostluk ve
yardımseverliklerine teşekkür ediyor,
desteğinizin ve dualarınızın devamını diliyorum.
Sadi,Sami,Cem Beceren
Değerli tenisseverler,
Olaya başka bir açıdan katkı yapayım.
Yurtdışında ,özellikle ABD'de Üniversite okuyan
,Türkiye'yi defalarca yaş gruplarında temsil
etmiş,19-20 yaşlarında birçok teniscimiz var.
Çoğu ABD'de Üniversitelerde oynayan bu
gençlerimiz,Üniversite tenis liglerinde yılda en
az 20-30 maç yapıyor ve Türkiye'yi başarıyla
temsil ediyorlar.
Bu gençler,ABD'de Üniversiteleri Mayıs ayında
tatile girince , 3-4 ay yaz tatilinde Türkiye'ye
geliyorlar ve tenis 1.liginde birçok takımda
oynuyorlar .
Onlar artık Üniversite okuyor ,gözden de
uzakta,tenisi bıraktılar gibi bir anlayış mı
oluşuyor?
Teniste çok başarılı olmuş bu gençleri ne çabuk
unutuverdik!...
ABD'de ki sistemi bilenler daha iyi
anlayacaktır.Eğitimlerini sürdürürken ,günde 3-4
saat antrenman ,haftada 2-3 gün maç yapan bu
gençler,21-22 yaşlarında Üniversiteyi
bitirecekler ,çoğu Türkiye 'ye
dönecek,hayatlarının sonuna kadar da tenisten
kopamayacaklardır.
Ülkemizin tanıtımında çok önemli rol
üstlenecekleri gibi, tenise katkıları da uzun
yıllar devam edecektir.
Davis Cup takımının dışındaki, TTF tarafından
seçilen PRO20 oyuncularının %90'ını da
rahatlıkla yenecek güç ve beceriye sahiptir.
Bu gençlerimizin,başta sponsor bulamamaları ve
geçmiş federasyonların ilgisizlikleri yüzünden
,hiç olmazsa hayatımı kurtarırım düşüncesiyle
ABD Üniversitelerinde eğitime karar verdiklerini
uçan kuşlar dahi biliyor.
Buna en büyük örneklerden herkesin tanıdığı 2
isim vereyim.İpek Şenoğlu ve Can Üner.
Onlarda ABD'de Üniversite okuyup,geri gelen ve
hala tenisin içinde olan 2 önemli isim.
Yanılıyor muyum acaba?
Saygılarımla,
Cahit Çelik
Tenise gönül veren sevgili dostlar hepinize
sesleniyorum
Niçin teniste " grandslam "lerde yokuz diye dert
yanıyoruz...
Teniste ki ( ve diğer sporlar dada ! ) başarı şu
karışımdan oluşmaz mı ? ;
Oyuncu + o sporu destekleyen SPONSOR + Kalabalık
bir seyirci...
Oyuncularımız var.....
Zorla da olsa bulduğumuz sponsorlar da var..
Ama seyircimiz nerede...
Seyirci gelmezse ne olur ? ;
Sponsor bulmak zor olur, medya gerekli ilgiyi
göstermez, sönük geçen bir organizasyona seyirci
de ilgi göstermez....
Buradan, başta İzmir Valisi olmak üzere,
protokolde ki tüm yetkilileri UTEM merkez
kortuna gelmek zorunda olduklarını hissetmeleri
için haykırıyorum...
Sayın Valim ; siz gelirseniz diğer protokol de
peşiniz sıra gelir,
Sonra sizi kim takip eder; MEDYA....
Medyada konu olan bu olaya kim ilgi gösterir ? ;
SPONSORLAR...
Başarı için denklem bu kadar basit, ama olayı
basite ve hafife almamak lazım..
Herşey Türkiye için,
Herşey Güzel İzmir için,
Herşey Türk tenisi ve kabiliyetli ama ilgisiz
kalan TÜRK RAKETLER İÇİN
LÜTFEN UTEM MERKEZ KORTUNU ŞEREFLENDİRİN...
Sevgi ve saygılarımla
Erol Demir
Gunaydin,
Kucuk bir duzeltme yapayim: Gasquet icin
sorusturma acildi ve bu sorusturma tamamlanana
kadar (tipik sure 60 gun) profesyonel tenis
oynamaktan tedbiren men edildi. Ceza alip
almayacagi ve alacaksa bu cezanin ne kadar
olacagi sorusturma sonunda belli olacak.
Herkese selamlar,
Barlas Tavil
Perşembe,
14 Mayıs 2009
Izmir Cup 'in 2. tur maclarinda heyecan Marsel
Ilhan ile doruga cikti. Aksam 19:30 da Merkez
Kortta baslayan mac oldukca cekismeli ve zevkli
gecti.
Marsel in rakibi ATP 142 numara Avustralya 'li
Chris Guccione, 2 m. boyu ve etkili servisleri
ile gercekten korkulmasi gereken bir rakip.
Avurtralya Davis Cup takimi oyuncusuda olan
Guccione simdiye kadar 14 kez Grand Slam 'lerde
ana tabloya cikmayi basarmis deneyli bir
oyuncu.
Marsel, cok iyi konstre oldugu macta ozellikle
Servisleri ve Forehand leri ile rakibini cok
zorladi. En az rakibi kadar Ace atmayi basaran
Marsel, ilk sette rakibinin servisini kirmayi
basarinca seti 6-4 kazandi. Guccione 2.
sete daha etkili girmesine ragmen, Marsel servis
attigi oyunlardan birini 0-40 'tan digerini ise
15-40 tan cevirerek rakibine servisini kirdirma
sansini vermedi. Tie break 'e giden seti ise 7-5
almayi basaran Marsel Ilhan, macida 2-0
kazanarak Izmir Cup 'ta ceyrek finale cikmayi
basardi.
Cuma gunu 19:30 'da ceyrek final mucadelesinde
Italyan Paolo Lorenzi ile karsilacak Marsel 'i
desteklemek icin tum tenisseverleri tribunlere
bekliyoruz. Lorenzi ilk turda Izmir Cup 'in 1
numarali seri basi Tayvan 'li Lu 'yu, 2. turda
ise gecen senenin yari finalisti Ukrayna 'lı
Marchenko 'yu elemeyi basarmis cok hirsli bir
oyuncu.
Guzel gecmeye aday diger bir mac ise saat 13:30
da Joachim Johasson ile elemelerde elenmesine
ragmen Lucky Loser olarak Ana Tabloya cikan ve
ceyrek finale kadar gelmeyi basaran Ingiliz
Joshua Goodall arasinda oynanacak.
sevgiler
Volkan Gonul
Milli Takım Davıs Cup’ta Destan Yazdı
Dünya tenisinin en prestijli müsabakalarından
biri olan Davis Cup Turkcell ana sponsorluğunda
İstanbul TED Kulüpte yapıldı. Tek devreli lig
usulü oynanan müsabakalarda Türkiye bir üst lige
çıkmayı başardı.
Davıs Cup’taki bu büyük başarı kesinlikle
tesadüf değildir. Davıs Cup’ta tarih yazanlar,
09/13 Mart tarihleri arası TED Kulüpte 1.Etap
kampını yaptı. Bu kampın en büyük amaçlarından
biri takım içi kaynaşmayı pekiştirmekti.
Kahramanlarımız 13 Mart'ta Future
turnuvalarını oynamak için Antalya'ya (Club
Alibey ve Attaleia) uçtular. 17/27 Mart
tarihleri arasında tenisin duayen hocalarından
Yeşilyurt Kulübü Baş Antrenörü Orhan Ataş, 01/17
Nisan tarihleri arasında ise Erhan Oral ve
Çağdaş Ulukan takıma eşlik ettiler. Millilerimiz
burada hem maç hem de antrenman imkanı buldu.
20/26 Nisan tarihleri arasında ise, 2. ve son
etap kampı tekrar TED Kulüpte yapıldı. Artık son
hazırlıklar yapıldı ve maç haftasına girildi.
Millilerimize yurt dışında hatırı sayılır bir
tecrübeye sahip olan Antrenör Can Üner’de
(Marsel'in koçu) ekibe destek verdi. Ekip olarak
profesyonel bir şekilde çalıştılar. Teknik
olarak maçlarda oyuncularımızın istatistikleri
tutulup, set bitimlerinde, o setle ilgili ne var
ne yok anında Antrenör Çağdaş Ulukan tarafından
Erhan Oral’a iletiliyordu. Teknik ekipte, bu
istatistiklere göre oyuncu üzerinde gerekli
çalışmaları anında yaptı. Rakiplerimiz Estonya
ve Luxemburg karşılaşmaları izlendi. Oyuncular
hakkında bilgiler toplanıp ve notlar alındı.
Maçtan önce tıpkı bir dantel işler gibi bilgiler
üzerinde analizler yapıldı ve maçlara hazırlıklı
çıkıldı.
Daha önce Eurosporttan Ş. Furkan Erbay'la
birlikte milli takımımızı ziyaret ettiğimizde,
Oral, Üner ve Ulukan’ın takımımızın formda
olduğunu ve başarılarının devam edeceklerini
belirtmişlerdi. Millilerimiz gerçekten çok büyük
bir başarıya imza attılar. Tek yürek oldular,
takım ruhunu çok iyi yakaladılar. Gözlerinde
neşe, hırs ve kazanma arzularını görebildik. Hep
birlikte Davıs Cup takımımızda birlik ve
beraberlik coşkusunu en üst seviyede olduğunu
görmenin mutluluğunu yaşadık. Antrenörlerimiz ve
millilerimizi kimse tutamaz, onlar her yönüyle
formdalar ve her türlü desteği hak ediyorlar.
Davis Cup’ta hakemlerimiz genel olarak
başarılıydılar ve ülkemizi en güzel şekilde
temsil ettiler. Seyirci sayısı beklenenin
altındaydı ama bu coşkulu seyirci bize gösterdi
ki kuru kalabalık yerine bilinçli seyirci,
oyuncularımızı çok daha iyi motive ediyor.
Tenisseverlerde bilmeli ki Davıs Cup maçlarında
seyirci normal tenis maçlarındaki gibi değil,
aksine çok daha coşkulu tezahürat yapmalıdır.
TED Kulüpteki seyirci bu görevini en iyi şekilde
yerine getirdi. Bir üst gruba çıktık ama asıl
zorlu çalışmalar şimdi başlıyor. Çıktığımız
ligde ülkeler ve rakipler çok daha güçlü
durumdalar. Tenis Federasyonu, Turkcell ve
Teknik adamlarımız bunu üstesinden gelebilecek
tecrübeye ve imkana sahipler.
Türk Milli Takımı gerçekten Davis Cup'ta
adeta destan yazdı. Türkiye Tenis Federasyonu
Başkanı Mesut Polat, As Başkan Gürsel Tarım,
yönetici Beyazıt Anbar, Baş Antrenör Erhan Oral,
Antrenör Çağdaş Ulukan, Antrenör Can Üner
(Marsel'lin Koçu) ve milli takım oyuncuları
Marsel İlhan, Haluk Akkoyun, Ergün Zorlu ve
Barış Ergüden daha önce söz verdikleri bir üst
tura yükselme hedeflerini başardılar.
Kendilerini yürekten kutluyor ve başarılarının
devamını diliyoruz.
Erkan Bayazıtlı
Sevgili Tenissever'ler,
Hafta ortasi mesaji olarak yaziyorum haftabasi
mesajini.
Izmir Cup bütün hizi ile devam ediyor. Erol
Demir'in gönderdiği fotograflardan ortaya cıkan
durumu gördük. Seyirci sayisi oldukca az
görünüyor. Bir de Eurosport'tan verilen
yayinlardan dolayi seyirciler eurosport
kameralarinin kondugu yerlere oturmuslar
farkinda olmadan. Bu televizyonlarin nasil
aliskanlik yaptigina da bir gçsterge
sayilabilir.
Kortun arka cizgisinde oturmak ve cikilabilecek
en kolay yere orurmak iki aliskanlik modeli.
Aliskanlik dendiginde fransiz tenis oyuncusu
Gasquet'in kokain kullanmaktan iki yil tenisten
uzaklaşma cezası almasi. Daha önce de cok sayida
tenisci bu konuda yasaklama cezasi almislardi.
Martina Hingis'de yakin zamanda ceza alanlardan.
Bu aslinda profesyonel tour'un ne kadar gergin
ve stresli olduuguna dair bir gösterge de
sayilabilir.
Gasquet French Open'da 16 yasinda Alberta
Costa'da set almis ve ilk yüz icine giren en
genc tenisci olmustu. Daha Sonra Andy Roddick'i
Wimbledon'da yenmis ve ATP'deki en yüksek
seviyeye ulasmisti. 12 ay sonra Baska bir
andy'ye 2 set önde iken yenilmis ve Andy
Murray'e bu yenilgisinden sonra bir kez master
serisinde ceyrek final oynayabilmisti. Bu
sonuclarin uzerinde yarattigi baskiyi azaltmak
icin kullandigi kokain kendisinin iki yil
tenisten uzaklasmasina neden oldu.
Bu ornegin verdigi temel ders profesyonel
tenisteki stresin ne kadar buyuk oldugunun
farkedilmesi ve 11 ay boyunca ulke ulke
dolasmanin ne kadar etkili oldugu da
anlasilabilir. Tenis oynayan cocuklar ve
genclerin bu stresi yonetebilecek zihinsel
yapiya sahip olabilmesi icin yapilacak zihinsel
calismalarin ne kadar onemli oldugunu da
gösteriyor. Bu yapilmadan profesyonel tenis
oynamaya baslanirsa olabilecek tehlikelerin
buyuklügünü de gösteriyor.
Zira profeyonel tenise baslamis ve bir kac yil
ATP listesinde yer almis bir kisinin daha sonra
tenis disinda bir is yapmasi mümkün degil. Bunu
cok syida ornekle görüyoruz ve profesyonel
kariyerlerini de tenis sonrasinda tenis
egitmenligi ve antrenörlüğü gibi bir alanda
gelistirmeliler.
Selami Bildirici'yi elde ettigi basarilardan
dolayi tebrik ediyorum. Önüne konan engellere
ragmen Mayorka'ya gitmis olmasi ve orada
maclarini yapmasi aslinda engellerin nasil
asilabilecegine dair bir ornek. Bu ornek
genclerimize de ornek olmali. Verdig bilgiler ve
gönderdigi resimler icin tesekkür ediyorum.
Ogulcan Ozgenc icin Nüket hanimin paylasimleri
icin tesekkür ediyoruz. Yazisi cok icten ve
duygularini anlatiyordu ve cok da hizli
yazildigi belli idi. Ancak yeteneklerin
gelistirilmesi ve yetenege destek verilmesi
gercekten önemli. Burada bu secimleri yapacak
kisilerinde rasyonel bilgi modelini kullanmalari
yerinde olur. Yetenekli bir yerine tanidigi
bildigi veya kendsinie ya da antrenorune itaat
eden bir oyuncunun secilmesi yeteneklerin
tenisten cekilmesini saglayacaktir.
Gecmiste Yahya adindaki arkadasimin solak olan
ve kendi kategorisinde herkesi yenen bir
oyuncunun 14'lü yaslarda külüp ici ayak
oyunlarindan dolayi tenisi birakip baskete
gecisi de benzer bir ornek sayilabilir.
Yeteneklerin önemsenmesi federasyon oldugu kadar
kuluplerde de ayni sekilde olmali.
Tenissever'de yayinlanan haber nitelikli
mesajlar
http://tenissever.blogspot.com
adresinde yayinlanmaya devam ediyor.
Bu günkü mesajim uzun oldu ama onemli konulara
temas ettigimi düsünüyorum.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren
Nüket Hanım,
Tenisi sevip de hele bir de ebeveynseniz
yazdıklarınızdan etkilenmemek mümkün değil. 2
dileğim var, birincisi Federasyon performans
yetkilisinin sizinle iletişime geçmesi, ikincisi
mücadelenize bu yıl da devam edip sponsorlara
başarınızı tekrar göstermeniz.
Selamlar
Ersev Sevinçer
Sevgili Tenisseverler,
Daha önce dergide kısmen yayınlanmış olan Adı
Gibi Büyükanıt, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral
(E) Yaşar Büyükanıt yazısı uzun olduğu için
buraya koyamadık, görmeyi arzu edenler İnternet
Gazetesi Tenis Klinik
www.tenisklinik.com
dan görebilirler. Saygılarımızla.
TENİS
Tenis öyle bir spor dalıdır ki her yaşta
başlayabilir, öğrenebilir ve hayatınız boyunca
sevdiklerinizle oynayabilirsiniz. Üstelik tam üç
kuşak (Dede/nine, baba/anne ve çocuklar) bir
arada keyifle oynayabilir. Yıllar önce pahalı
bir spordu ama günümüzde zannettiğiniz kadar
pahalı değil, en pahalısından en ekonomiğine
kadar çeşitler sunan imkanlar bulunmaktadır.
Bayan ve erkek beraberce oynanabileceği gibi,
ferdi ve grup olarak da oynayabilirsiniz.
Tenisin gelenekleri ve kuralları size sporun
neler verebileceğini gösterir. Bunları sırasıyla
incelersek; Tüm kaslarınız ve beyniniz
koordineli olarak çalışır. Sakatlanma riskiniz
neredeyse sıfıra indirir. Formda kalırsınız,
çünkü yağ ve kalori yakışını maksimuma çıkarır.
Sadece profesyonel tenisçiler değil, oynayan
herkes stresini tenis oynayarak attığını
söylüyor. Sosyal itesi yüksektir, çevrenizi
sürekli geliştirir. Yeni sporcu arkadaşlar
edinirsiniz. Kalp ve damar sisteminizi olumlu
etkiler, atletik kondisyonunuzu yükseltir, iyi
huylu kolestrol üretimini sağlarsınız. Kendinize
güveniniz ve disiplininiz artar, sinirleriniz
güçlenir. Yaşam tarzınız, tutkunuz olur. Spor
çantanız ve raketiniz en iyi arkadaşınızdan biri
olur. Sigaradan uzak kalabilmek için harika bir
fırsat, tenis sizi bu kötülükten kurtarmaya
yardım edecektir. Su içmenin keyfini, akşamları
rahat uyumanın sırrını çözmüş olursunuz.
Tenisçilerin ne kadar centilmen, ne kadar şık ve
zarif olduğunu, tenis oynarken göreceğiniz
kesindir. Her yaşta oynanabildiği için,
yaşlandığınızda genç kalabilmenin sırrının
nerede yattığını öğrenmiş olursunuz. Bir sporda
var olan ve olmasını düşündüğünüz her şeyi
teniste bulacaksınız, kendinizi kortların
büyüsünden kurtaramayacaksınız. Sürekli daha
önce neden başlamadım diye söylenip
duracaksınız. Sevdiklerinizle birlikte spor
yapmanın keyfini keşfedeceksiniz.
Tenisin Tarihçesine kısaca göz atarsak,
birçok mağra resimleri, hedef oyunları oynayan
insanlar resmeder. Gerçek tenis bin yıl kadar
önceye dayanır. 1874'te Binbaşı Walter Clapton
Wingfield bu oyunda zengin olabilme fırsatları
sezinledi ve "Sphairistike" ismiyle bu oyunun
patentini aldı, daha sonraları bu isim "çim
tenisi" haline dönüştü. 1872'de Binbaşı Harry
Gem ve Augurio Pereira'nın Leamington Spa
bölgesinde kurdugu kulüp ise tarihin ilk tenis
kulübü olarak bilinir. Kadın ve erkeğin aynı
anda oynayabildiği nadir oyunlardan olduğu için
Çim Tenisi kısa sürede popüler oldu. Sadece çim
üzerinde değil her türlü yüzeyde ve kapalı
alanlarda da oynandı. Bu yüzden 1970lere kadar
oynandığı yüzey ne olursa olsun bu oyunun ismi
Çim Tenisi olarak kaldı. 1970'lerde ülkeler çim
kelimesini atarak kısaca tenis demeye başlasalar
bile Uluslararası Tenis Federasyonu oyunun
ismini 1977 yılına kadar değiştirmedi. İlk tenis
turnuvası 1877 yılında Wimbledon'da düzenlendi.
Turnuva komitesi kuralların ihtiyacı
karşılamadığına karar verdi ve dönemin kroket
kulübünün üç üyesine (Messrs Julian
Marshall,Henry Jones,C.G.Hethcote) kuralları
belirleme ve düzenleme görevi verdi. Bu kişiler
görevlerini o kadar iyi yaptılar ki, koydukları
kurallar hala temel olarak kullanımdadır.
Tenisi merak edip başlamak isteyenlerin
dikkat etmesi gereken konular ise, temel
kuralları öğrenmekten geçiyor. Bir tenis
dersinin üst düzeyde verimli olabilmesi için
birçok şey yapılabilir Bunlardan biri kendinize
lisanslı bir antrenör seçmek olabilir. Lisans
antrenörünüzün uygunluğunu garantilemese de,
profesyonelliğini ve mesleğine olan saygısını
gösterir. Bir diğeri de tenis oynayan
tanıdıklarınıza danışmak olabilir. Bu iki yol
yanlış hareket etmenizi büyük bir ölçüde
engelleyecektir. Unutmayınız ki uzun süreli
yanlış yerleşen vuruş tekniklerinizi, dünyanın
en iyi antrenörleri dahi düzeltemezler. Ayrıca
düzeltme çabalarınız olsa dahi bu seferde bir
servet harcamanız gerekebilir
Tenis yazımızın başında da belirttiğimiz
gibi, öyle bir spordur ki her yaşta başlayabilir
ve hayatınız boyunca sevdiklerinizle
oynayabilirsiniz. Üstelik tam üç kuşak
(Dede/nine, baba/anne ve çocuklar) bir arada
keyifle oynayabilirler. Yeter ki kararlı ve
istikrarlı olun, kararlılığınız üzerinde
çalışın. Kararlılık ve istikrar tenis kortunda
size yardımcı olacak basit ama kesin çözümdür.
Bol tenisli günler diliyoruz.
Erkan BAYAZITLI
nukhet cigim
mesajını okurken belki de senin kadar icim
burkuldu.seni ve ogulcan ı kisisel olarak
tanımamıs bile olsaydım daha yolun basında bir
tenisci velisi olarak yine de ogulcanı basından
takip ederdim ve benim de oglum insallah boyle
basarılar elde eder diye size gıpta
ederdim...ama simdi baska turlu dusunmeye
basladım acaba basarı yeterli degil mi yoksa
bizim akıl erdiremeyecegimiz baska kriterler mi
var...teniste uluslarası basarı elde etmenin ne
kadar zor oldugunu herkes kabul ediyor da bu
kadar parlak gelecegi olan bir genc neden
sponsor bulamıyor ya da neden hemen gozden
cıkarılıyor!!sen bana hep ''daha yolun
basındasın gel vazgec bu is cok zor''derdin
sanırım haklısın...
Slm, Sevgili Tenisseverler buğünde kaldığım
yerden yazıma devam edeceğim. Mayorkaya geldim
ve otele yerleştim. Pazar günü ilk olarak
partnerim Egils'i bulmak oldu. Telefonum
çalışmıyor. Ona buna rica ediyorum. Adamlar'da
üç beş kuruşun peşinde, uluslararası arayış
pahalı olur diyorlar. Neyse parasını vereyim
dedim'de zar zor partnerimi buldum. Buluştuk ve
pazar günü bir antranman yaptık .Kendiside benim
seviyemde artısı ve benden eksileri olan bir
oyuncu .Doktor beyin cerrahı uyuştuk Double
maçında buluşmak üzere ayrıldık. Pazartesi sabah
9:00 singel' da İtalyan oyuncuyla karşılaştım.
Seviyesi benim seviyemden biraz daha iyi. İlk
sette gerginim bir türlü servis atamıyorum. En
etkili olduğum alan servis voleler fakat bir
çift hatadır aldı gidiyor. En sonunda servisini
kırdım. 6-1 seti kapadık. Bence gerçek skor. 6-3
yada 6-4 olmalıydı diye düşündüm. İkinci settede
servis hatalarım devam
ediyor. Neyse bir ara iyi bir servis denk geldi
ve ikinci settede 1 game alıp oyunu bitirdik.
Skor 6-1;6-1 bence 6-3 6-4 gibi bitmeliydi neyse
6-1;6-1 veye 6-3;6-4 farkeden bir skor değil.
Salı günü Double maçına çıktık rakibimiz
Hollandalı ve Australyalı çiftten oluşuyordu.
Maça başladık bende yine bir tutukluk servisler
çift hata neyse benim partner işi götürüyor o
hatasız oynuyor. Maç 1-1 2-1 öne geçtiler. Benim
partner durumu 2-2 yaptı. 3-2 öne geçtiler
Australyalı hafif bir sakatlık geçiriyor sanırım
lifi attı. Bende yavaş yavaş maça ısınıyorum
ürkekliği attım servislerle 3-3 yaptık. Rakip
bir oynuyor bir duruyor bizide oyundan düşürdü
4-3 öne geçtiler. 4-4 yaptık. 5-4 öne geçtiler.
5-5 yaptık iki game ide alıp 7-5 aldılar.
İkinci,sette sakatlık molası aldı. Maça başladık
benden birkaç ace geldi 1-0 öne geçtik partnerim
2-0 yaptı sonra 2-1 3-1 3-2 4-2 5-2 5-3 ve seti
6-3 aldık.
Son sette maça yine güzel bir ace ile başladım
bu Avustralyalının yıkılışı oldu ve
sakatlığından dolayı maçtan çekildiklerini
söylediler.
çarşamba günü sabah 9:00 da consolidation yani (
yenilenler arasında oluşan maçlar ) ve saat
16:00 dada Doubles maçımız var. Consolidation'a
fazla yüklenmek istemiyorum. İngilizle
oynuyoruz. Tekniği çok iyi backhand ve Forhand'i
ile istediği yere topu gönderebiliyor bende yine
çift hatalar sorunu devam ediyor. 6-0 birinci
seti kaybediyorum ikinci sette, biraz
toparlandım ve servisleri etkili hale getirdim .
4-4 kadar servisimi kırdırmadım. 30-40 servsini
kırma puanı aldım. 5-4 yapabilirdim. 6-4 yapıb
son sete taşıyabilirdim. Fakat 5-4 ve 6-4 yapıb
maçı 2-0 kazandı. Saat 16:00 da turnuvanın bir
numaralı seri başı 40 yaş dunya sıralamasında 2
ve 6 noydu sanırım karşı karşıya geldik. Burdaki
ince ayrıntıyı söylemek isterim; Partnırım
Eğilse o kadar büyük bir psikolojik baskı
vardı'ki bu aynen Türkiyenin uluslarraası
Turnuvalarda Türk oyuncuların yabancı
oyuncularla karşılaşma psikolojisi.
Bizimkinin eli ayağı titriyor bana maç öncesi
skoru söylüyor 6-0;6-0 hiç şansımızın olmadığını
bende kortta savaşmamız gerektiğini onlardan
korkmadığımı söylüyorum. Ama tabiki bu
psikolojiyle çıkıyoruz benim moralimide sıfıra
indirdi çünkü ilk maçta onu çok hırslı
görmüştüm. Hatta Australyalıya şöyle diyordu .
Son set 1-1 maça çıktık bir ace attım
Australyalı karşılayamadı ve oyundan çekildiler.
Benim partner Australyalının yanına gitti ve you
try ha come on try. Ben açıkcası yüzündeki bu
hırs ifadesinin yerinde yeller estiğini görünce
direncimizin olmayacagını başta hissettim. Neyse
maça başladık. Biz partnerimin güzel servisiyle
1-0 öne geçtik şaşırdılar. Sonra durum 1-1 oldu
2-1 öne geçtiler , 3-1 oldu benim güzel
servisimle durumu 3-2'ye getirdik. Bende şavaşma
arzusu belirmeye başlarken rakibde'de hafif
bozgunluk hissini düşünürken benim ortak hiç
olmayacak bir
şey yaptı. Kalktı dediki yer değiştirirken
onların duyacağı şekilde neyse maç 6-0 6-0
bitmedi en azından 2 game aldık demesi beni orda
bitirmekle kalmayıp rakibe büyük bir moral
kaynagı oldu maçı 6-2; 6-0 verdik. Burda bir
ayrıntıyı daha söylemek istiyorum. İtalyanlar
bir şeyi ayıp ettiler. skor ; 6-2; 6-0 bitmesine
rağmen skoru 6-1;6-0 olarak yazdırmışlar.
Kendilerine sanırım yediremediler. Ama ben bu
maçın görüntüsünü video'ya çektiğimi pek
düşünmediler. Neyse koça camera gözlerinin
önündeydi niye böyle yaptılar anlamadım. Bende
pek itarazda bulunmadım sonuçlara internette
bakarken dikkatimi çekti. Perşembe cuma
cumartesi biraz tatil birazda kalan maçları 35
artının yarı finalini 40 + nın yarı final ve
finalini 40+ consolidation'ın yarı final ve
finalini ve bir kaç bayan ve double maçlarını
izleme imkanım oldu oyuncularla sohbet ettim .
Şu karara vardım.Tenise başlama yaşı
kesinlikle 6 olarak belirledim Sıralamanın 6-8
:100-500 8-10: 500- 1000 10-15 yaşında
başlayanlar ise 1500-2000 20 ve 30 lu yaşlarda
başlayanların ise veteranlarda mücadele
edeceklerini fazlada sıralamada yukarı
çıkamayacakları düşüncesini buldum. Neden 6 yaş
6 yaşında başlayan bir çocuk 2 yıl oynayıp
bıraksa ve 20 yıl sonra yine başlasa kontrol
olayı kaybolmuyor ,fakat sonradan başlayanlar bu
kontrol işini 20 yılda 30 yılda oynasalar
oturtamıyorlar. Veteran Turnuvalarına gelenler
bu tip oyuncular küçük yaşta başalmış ara ara
devam etmiş oyuncular en başarılarıda küçük
yaşta başlayıpta çok az ara veren oyuncular.
Amerikada yaşayan bir Tunuslu oyuncuyla tanıştım
( brahim ADEL). ATP'de ilk 900'e kadar girmiş .
Bana Agassi ile çektirdiği resimleri ATP de
aldığı maçları ünlü oyuncularla çekilmiş olduğu
resimleri bir bir gösterdi hatta Tunus
gazetesinde ATP şampiyonu Mayorkaya geliyor
isimli gazete haberini kendi resmiyle çekilmiş
olarak gösterdi. Kasıla kasıla anlatıyor uzun
zamandır ATP sıralamasını takip etmediği belli.
Bende dedim'ki benimde Marsel İLHAN'la resmim
var dedim . ( Ankaraya büyükler turnuvasına
geldiğinde çekilmiştik). O kim dedi,Dünya
sıralamasında İlk 200 de olan bir Türk oyuncu
dedim. Ağzı bir karış açık kaldı hemen
internetten ilhan ismini girdik 185'nci sırada
oduğunu görüncü ağzı bir karış daha açık kaldı
hemen hangi koçla çalıştığını sordu Can ÜNER
dedim Türk mü dedi evet dedim. O sırada Davis
cup maçları var niye Şu an turnuvalara
katılmıyor dedi Davis cup maçları var dedim
yaşına baktı oo dedi çok genç. Oynadığı
Turnuvalara baktı çoğunlukla Türkiyede almış
dedi yurt dışına fazla çıkamıyormu para problemi
mi var dedi bana göre para probleminin
olmadığını başka bir klüble anlaştığını
söyledim. Bunun gibi bir kaç
atp ve veteran oyuncuyla tanışma fırsatım oldu
40+ Dünya şampiyonasıyle tanıştım Fransız
Rodolphe GILBERT Andre Agassi Boris Baker gibi
oyuncularla karşılaşmış Tüm grand Slamlarde
oynamış bir oyuncu çok mütavazi ve beyefendi bir
oyuncuydu beni kırmadı ve berabe resim çektirdik
onuda gönderiyorum. Son iki gün Maçlardan
bulduğum fırsatta Font de Scalada denize girdim.
Sonuç olarak benim için güzel bir tecrübe oldu.
Hedefim 10 yıl sonra ATP ilk 100 'e Türk
oyuncular sokabilmek 6 yaşından itibaren
çocuklarla çalışmak bunu ortamı yavaş yavaş
oluşmaya başlıyor .Bu yıl evimin yakınına il içi
tayin istedim evimin çevresindeki okullarda bu
işin götürülebileceğine inanıyorum. Evim Ankara
at yarışlarının yapıldığı hipodromun yakınında
bu arada tam evimin yanına yani balkonumun tam
önüne bir çocuk yuvası inşa ediliyor sanki bir
şeyler gözümün içine sokuluyor . Şartlar
oluşmaya
başlıyor. Kafamdaki düşündüğüm yapılaşma
olduğunda 55 yaşında belkide rüyamı görmüş
olacağım. Fakat en ufak bir sapmada şartlar
oluşmuyor ve bildiğiniz gibi olduğunuz yere geri
dönüyorsunuz. Ben en azından deniyeceğim. Yoksa
of puf deyip olmaz deyip karpuzumu büyütseydim !
Sevgilerimle,
Selami BİLDİRİCİ
Merhaba...
Turkcell'in gelecege koşanlar projesine davet
edilen sporcuların isimleri arasında Ogulcan
Ozgenc'in ismini göremediğimde içim burkulmadı
desem yalan olur.
Bunu sizlerle paylaşmak istedim.Bir sporcu kolay
yetişmiyor özellikle tenis cok özveri isteyen
bireysel bir spor bide bunu büyük şehirlerde
değilde küçük yerlerde yapıyorsanız dahada cok
özveride buunmanız gerekiyor.Ustelik sadece
sporcunun degıl (tum tenisçilerin aileleri
bilirler) ailelerinde fedakarlıklar yapmaları
gerekir,antrenörlerin keza öyle..Neyse
sonucta 8 yaşından beri ulusal 9 yaşından beri
uluslararası turnuva oynamıs ve üstelik oynadıgı
tum turnuvalardan derecelerle dönmüş bir sporcu
son ıkı yılını sponsor arayarak geçirmiş ...tam
bir sponsor buldum dedıgı zamanda içinin boş
oldugunu görmüş...yurt dısından(avustralya'dan)
aldıgı özel davete kişisel kaprisler yüzünden
gitmesi engellenmiş , katıldıgı her milli takım
seçmesinde ülkesini temsil etmeye hak kazanmış,
ve nihayetinde sponsorsuz bu iş olmaz diyecek
kadar gercekcı davranabilmiş ve Türkiyede
turnuva oynamakla ne Avrupa'da nede Dünya'da
herhangı bir yere gelinemeyecegi gercegını
gorerek tum emeklerini bir tarafa koymuş
..tenise sırf sponsor bulamadıgı ıcın nokta
koymayı düşünen başarılı bir sporcuyu UNUTMAK bu
kadar kolay olmamalıydı diye düşünüyorum. 2 yıl
önce Turkcell'e Ogulcan'ın CV'sini göndermiş ve
sponsorluk talep etmiştim.O dönemde Türkiye'de
adı sanı duyulmuş bir cok yere CV göndermiştim
ama beni bi tek Turkcell'den aradılar.Sponsorluk
talebimi aldıklarını fakat şirket kararları
gereği sadece takım sporlarına destek
olabileceklerini fakat Ogulcan'ın CV'sinden
etkilendiklerini ve başarılarının devamını
dilediklerini soylemişlerdii....Olumsuz
dönmüşlerdi... ama olsun dönmüşlerdi
yaa.....Birileri sesimi duymuştu .. bu olumsuz
telefon bile beni cok mutlu etmişti..Şimdide cok
mutluyum çünkü belkide bu fitili ben
ateşlemişimdir diye düşünüyorum..Ama ne yazıktır
ki Turkcell'e verilen sponsor olunabilecek
sporcular listesinde Ogulcan'ın adı yok ..Neden
..Çünkü yurt içinde oynanan 2-3 turnuvaya
gitmediği için..Bir sporcu bu kadar kolay
UNUTULMAMALI......
Beklerdimkiiiii.......... Federasyondan
birileri arasın " Ogulcan neden tenis oynamıyor
" desin......Takip edecek kac tane böyle sporcu
var. Bir oyuncunun takip edilebilmesi için
İstanbul'da , Ankara'da , İzmir'demi yaşaması
gerekiyor.
Umarımkiiiiii.. Sponsorlukları gerçekten
hak eden sporcular alır..
ve unutmayalımkiiii .... Yetenek asla
kaybolmaz...
Biraz kırık dökük yazmış olabailirim hepinizden
özür dilerim ama eger öyleysede içimin buruklugu
yazıma yansımıştır...
Nüket Özgenç
Sayın Nükhet Hanım,
Oğulcan'ı yakından tanıyan birisi olarak sizi
çok iyi anlıyorum ve haykırışınıza destek
veriyorum.
Federasyon ve diğer yetkili kurum ve mercilerin
bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesini
beklediğimi ifade etmek istiyorum..
Saygılarımla..
ALİ AYDIN ALTUNKAN
Çarşamba,
13 Mayıs 2009
Tenisdunyasi.net
Akşam Gazetesi'nde
Tenis camiasındaki etkinliğini her geçen gün
artıran tenisdunyasi.net, Akşam Gazetesi’ne
haber oldu. Gazetenin 18. sayfasında yer alan
‘Tenis Dünyası internette’ başlıklı haberde
Roger Federer fotoğrafı kullanıldı.
Gazete, sitenin Türk ve dünya tenisindeki
gelişmeleri sıcağı sıcağına tenis tutkunlarına
aktaracağını duyurdu.
Bu arada Medyatakipmerkezi'ndeki tenis
haberlerini kontrol ederken İzmir Cup'la ilgili
sadece iki gazetede haber çıktığını da üzülerek
gördüm. Medya ilgi göstermeyince seyircinin
tribünleri doldurmasını beklemek de abesle
iştigal oluyor.
MODERATÖRE NOT: Tenis Dünyası Temmuz ya da Eylül
sayısında yayınlamak üzere 'Sanal alemde tenis'
konulu geniş çaplı bir dosya hazırlıyor. O dosya
içinde tenissever de hak ettiği yeri alacak. Bu
vesileyle dergiye gösterdiğiniz yakın ilgiye
teşekkür etmeyi bir borç bilirim
Bülent GÜRKAN
Sevgili Dostlar,
Bugün UTEM merkez kortta Marsel'i büyük bir
keyifle izledim
7/6- 7/6 biten maçın son puanı hariç hop oturup
hop kalktık,
Son puan ile tenis terminolojisi yeni bir terim
daha kazanmış oldu; OUTACE....
Ace ' i hepimiz biliriz ve servis atan her
oyuncudan bekleriz, ama bu OUTACE maalesef
servis atanın becerisi ile değil ona karar veren
hakemin becerisi sonucu ortaya çıkar :-))
Kısaca Marsel'in hiç te ihtiyacı olmayan bir "
outace " ile maçı bitirmiş olması sevincimizi
tam olarak ortaya koymamızı birazcık engelledi.
Ehh neyapalım, kule hakeminin kararı :-))
Evet, büyük emekler sonucu Türkiye' mize ve
İzmir' e kazandırılan bu organizasyona
gösterilen ilgiyi aşağıda göreceğiniz resimlere
bakarak sizler yorumlayın
Sevgili Marsel' e başarılar dilemeye devam ama
biraz daha kalabalıklaşarak
Sevgilerimle
Erol Demir
Sevgili,Tenisseverler Selamlar Ankaraya bu
sabah geldim.Göreve 11:00 gibi başladım. akşam
18:30 gibi eve geldim ve Kendi penceremden ;
görüntüler silinmeden İspanya İzlenimlerimi
sıcagı sıcagına yazıyım dedim. Tenisle ilgili
kısmı bir sonraki yazımda yazacağım. 1 Mayıs
gecesi Madri'te indim . Allahtan Şu internet
var, herşey bu sayede yolunda gitti. İspanya'ya
gitmeden önce bütün rezervasyonlarımı uçak
ve otel gibi işlemlerimi, internetten halletim.
Hem daha ucuza geldi, hemde işlerim aksamadan
yürüdü. Madrit'te rezerve yaptığım otelin
servisi gelip beni hava alanından alıp,otele
yerleştirdi. Bir gece otelde kaldım. Sabah
erkenden Madrit'in yani şöyle söylemek
gerekirse; İstanbulun Taksimine gittim. Orda
sadece resmini gönderdiğim Del Prado Müzesini
gezme şansını yakaladım.Hızlı hızlı ancak 3
saatte gezip çıkabildim. Gerçekten sanat
şahaseri insanı 1000-1500 yüzyıllık bir tarihin
içine sokuyor. Resimler arasında kayboluyorsunuz
o kadar resimler canlıki bir an ürperiyorsunuz.
1741 de tahtta olan Sultan I. Mahmut sanırım
padişahımızın bir resmi de var. Napoliye
gittiginde o ünlü ressama çizdirmiş padişah ismi
yazmıyordu ama orayı ziyaret ettiğinde
yaptırdığı yazıyor. O da güzel bir resimdi.
Madrit'in Taksimini gezdim . Yapılar ve o sanat
eserleri günümüze kadar korunmuş. Madridin
merkezindeki o yapıların herbiri birer sanat
şahaseri. 200- 300 yıl önceki Osmanlı Döneminin
İstanbulu'nun sanki ruhunu bende estirdi.Sanki
cenevizliler mi desem ne desem bilemiyorum. Ara
sokaklarda gezerken alış veriş yaparken bir
resturant'ta oturup yemek yerken oranın yerli
insanlarıyla haşır neşir olurken bir istanbul
havası esti bende tabiki alışveriş yaptığın tüm
işyeri sakinlerini herkesi kastedmiyorum ( bu
arada anne tarafım İstanbul Beşiktaşlıdır. doğma
büyüme), özelliklede
Afrikalı işportacıları görünce ispanyol
polisiyle köşe kapmaca oynayan resminide
gönderiyorum. Türkiyeye'yi aratmadı. Yolda
Modern dilencilere rastladım. Ama bizimkiler
gibi değil tabiki sanatcı dilenciler mi desem
gerçekten sanatcılar kimseyi rahatsız etmeden
emeğiyle dileniyor. Onunda resmini gönderiyorum.
Bir tanesi cansız manken umarım tahmin
edersiniz. Kısacası Madrit'te 8-9 saatlik süre
içerisinde Sanatla tanıştım diyebilirim. Bizdeki
gibi üf aman yapıp ta ne olacak yada oraya gidip
ne olacak boş ver dememişler uğraşmışlar ve
sanat eserleri yaratmışlar. Saat 5'de Otelime
döndüm. Servisle beni Hava alanına bıraktılar
rezerve yaptığım havayolu şirketiyle'de
Madrid'ten Mayarko'ya 19:30 uçağıla uçtum. 21:00
gibi İndim. Neyseki İspanya Tenis Fedrasyonu'na
e-mail çekmiştim. Gelip servisle benim gibi
havaalanına çeşitli ülkelerden gelen 3-5
oyuncuyuda toplayıp kalacagımız otele
bıraktılar.
Yaklaşık havaalanı ile otel arası bir buçuk saat
sürdü. Uçakta kendi kendime, eğer bu servis
gelmesse hapı yuttum ,düşüncesi son dakikaya
kadar sürmüştü .Çünkü uçak sefer sayısını
gitmeden birkaç gün önce göndermiştim. Pazar
günü Maçım Yoktu bye idim. Maçlarıma Pazartesi
başladım. Bunlarla ilğili görüşlerimi yazımın
daha uzun olmaması için sonraki ğüne
bırakıyorum. Sevgiler , esen kalın.
Selami BİLDİRİCİ
Not: Düşünceleri biraz çabuk yazmaya çalıştım.
Yazı yazmak gerçekten uzun zaman alıyor , hele
iş çıkışından sonra. Düşüncelerimi paylaşmak
istedim sağında solunda yamuk yumuk ifadeler
yazım hataları olduysa kusura bakmayın.
Selami Bildirici
Çarşamba,
06 Mayıs 2009
YEŞİLYURT SPOR KULÜBÜ VE MİLLİ OYUNCUMUZ MARSEL
İLHAN ANTRENÖRÜ
CAN UNER İLE BİRLİKTE İSRAİL – RAMAT
HASHARON’DAKİ 100.000$ CHALENGER'DA İKİNCİ
TURDA, RUS EVGENY KIRILLOV’U 7-5 / 6-7 / 6-1
YENEREK ÇEYREK FİNALE KALDI… YARIN ( PERŞEMBE
) ALMAN SIMON STADLER ( ATP 158 NO ) İLE
OYNANACAK. MAÇ YAKLAŞIK SAAT 17.00’DE
BAŞLAYACAK ( İSRAİL’LE SAAT FARKI YOK ) MARSEL
VE CAN HOCA’YA BAŞARILAR & BOL ŞANS DİLİYORUZ.
HERKESE SEVGİLER
KEREM
DEMİRCİOĞLU
Sevgili Dostlar,
Yazı biraz uzun olacak ilgi duymayan dostlarım
sol üst köşedeki çarpı işaretine tıklayarak bu
e-mali okumaktan kurtulabilirler. Okuyanlarla
zaten aynı yöne bakıyoruz demektir. Sn. Mete
Yaylalı benden önce davranarak benimde
paylaştığım konularda bir metin oluşturmuş.
Ancak ben bu yazıyı dün kaleme almıştım. Bu
nedenle Mete Beyin yazısına rağmen ben de kendi
yazımın tek satırını değiştirmeden ilginize
sunuyorum.
Davis Cup maçlarının tamamlanmasından ve
kazandığımız başarıdan sonra ,hemen ertesi gün
büyük bir heyecanla başta spor gazeteleri, daha
sonra trajı yüksek gazeteler olmak üzere bir çok
gazetenin spor sayfasında Davis Cup maçlarıyla
ilgili haber aradım. Ne yazık ki futbol kafalı
Türk spor basını Davis Cup maçlarını küçücük
haberlerle geçiştirmiş. Yani yasak
savmış. İnsan, emek verenler adına kahroluyor.
Tenise, Türk spor basınının ilgisi, asla bu
kadar olmamalı. Türk tenisinin aşama içinde
olduğu gerçeğini gözününe alırsak, Ulusal tenis
takımımızın başarısı pas geçilecek bir haber
değil. Özetle ben de herkes gibi Türk tenisinin
basında haketttiği yeri
alamadığını düşünüyorum. Oysa Davis Cup maçları
en azından spor gazelerinde daha geniş yer
bulabilmeliydi. Bugün hangi spor gazetesini
açarsanız açın Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray
ve Trabzonspor için birer sayfa var. Şimdi bir
de Sivasspor çıktı. Daha sonra yarım sayfa kadar
basketbol , yarım sayfa voleybol ve diğer spor
haberleri yer alıyor. Oysa Türk tenisinin hızla
gelişebilmesi, sponsor bulabilmesi için basında
daha fazla yer bulabilmesi şart. Şimdi asıl
konuya geliyorum. Türk tenisi basında, nasıl
daha fazla yer bulacak? Çözüm çok basit. Belki
biraz pahalı ama basit. Eğer onlar
yayınlamıyorlarsa siz bedeli neyse verip, önce
bütçenize göre, çeyrek sayfa ya da yarım sayfa
satın alıp yayınlatacaksınız. Bunun için önce
TTF yönetim kurulunda adı, basın kurulu, basın
konseyi vs. her neyse bir ekip oluşturulacak
daha sonra bu ekip ilk olarak spor gazeteleri,
daha sonra trajı yüksek gazelerden en azından
haftada 2-3 gün sanki ilan verir gibi yarım
sayfa, çeyrek sayfa satın alıp tenis adına arzu
ettiğiniz herşeyi yayınlatacaksınız. Satın alma
işinde sponsor firmaların da rolu çok önemli.
Örneğin sayfanın başlığı "Türkcell tenis
haberleri" vs. olacak. Bir süre sonra TTF
bütçesine göre sayfa boyutunu, gün sayısını
arttıracak. Onlar tenis haberi yapmıyorsa, bu
onlara parası karşılığında yaptırılacak.
Sponsorlar sayfa sayfa ilanlar veriyorlar.
İlanların içinde tenis haberi olmasının bana
göre hiçbir sakıncası yok. Bu konu çok ivedi
çözümlenmesi gereken bir konu. TTF başkanlık
seçimi öncesinde yönetim kurulu adaylarını
incelerken bu konuda yardım edebilecek basının
içinden gelen, bu işi bilen arkadaşlar olduğunu
biliyorum. Bu arkadaşlarla temas kurup, yardım
talep edilebilir. Türk tenisinin
tanıtılabilmesi, sevdirilmesi, yayılabilmesi
için bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ne
yazık ki şu anda hizmet vermekte olan Tenis
Dergileri, internetteki siteler çok iyi bir iş
yapıyor olmalarına rağmen yeterli olamıyorlar.
Ülkenin her köşesine ulaşmak lazım. Mesela çok
basit olarak Davis Cup maçlarının iddia
bülteninde olması çok şık olurdu. Tenis maçları
tüm Dünyadaki bahis siteleri için en büyük
emtiadır. Bu kadar basit bir hamle bile
oyuncularımızın sorgulanmasını sağlayacak önemli
bir adım olurdu. Konuyla ilgili iyi bir
fizibilite çalışması yapmak ve sponsorları bu
işe inandırıp konsantre etmek şart. Sadece
Tenise verdikleri destek yüzünden Turkcell den
vazgeçemiyorum. Ayrıca ulusal takıma verdikleri
destek yüzünden ayakkabım, şortum, tişortum,
çorabım "Adidas" . Eşim ve kızıma da bu konuda
baskı yapıyorum. Onların Türk tenisi için
gösterdikleri çabaların asla havada kalmadığını
bilmelerini istiyorum. 35-40 yılını spor
sahalarında geçirmiş biri
olarak deneyimlerimden, TTF başkanı Sn Mesut
Polat'ın iyi işler yapabileceğini
hissediyorum. Ancak bu işin tam bir ekip
olduğunu unutmamak lazım. Başarı için iyi
düşünmek, iyi planlamak, çok ama çok çalışmak ve
en önemlisi ÇOK SEVMEK lazım. Şu an çok olumlu
bir hava yakalnadı. Argo deyimle fitil
ateşlendi. Lütfen rehavet duygusuna
kapılmayalım. Haluk'un, Marsel'in, Barış'ın,
Ergün'ün üst düzey turnuvalar oynayan
oyunculardan hiçbir eksikleri yok. Onların
başarıları, arkalarından bir çok oyuncunun
gelmesini sağlayacak. Satırlarıma hadi gayret
kolay gelsin diyerek son veriyorum.
Biliyorum yazım çok uzun oldu, affınıza
sığınıyorum. Davis Cup izlenimlerin sürecek
çünkü kafama takılan bir iki konu daha var.
Bunları sizlerle paylaşmayı görev biliyorum.
Esenkalın. Sevgi ve saygılarımla...
Volkan Karaaslan
Merhabalar,
Selami Bey katıldığı 40+ tek erkekler
kategorisinde italyan rakibi Stefano Vitali'ye
6/1 6/1 yenilerek elenmiş maalesef. Double'da
ise partneri Egils Valeinis (LAT) ile birlikte
setlerde durum 5/7 6/3 iken rakipleri Bart Lefel
(NED) ve Damien Pound (AUS)'un çekilmesi ile bir
üst tura geçmişler. Şimdiki rakipleri 40+ Double
fikstürünün 1 numaralı seribaşı Massimo Cudini
(ITA) ve Luca Vigani (ITA) çifti. Selami Bey ve
partnerine başarılar diliyorum.
Selamlar,
Hüseyin
salami Bilidirici wrote:
Tum Tenisseverlere Madrid"den selam
Madrid"de bir gun kaldim aksam Mayorkaya
ucacagim ve yarinda italyan oyuncuyla
karsilasacagim .Kismet ise, onemli olan buralara
kadar gelebilmek ve kendi adima yakisir bir
mucadele vermek olacak. Umarim yarin bunu guzel
bir haberlede suslerim. ciftlerdede (lat)bir
arkadasla mucadele edecegiz dedigim gibi benim
amacim Buralara kadar gelebilmek ve macimi
yapmak ayni zamandada yeni yetisen tenicilere
ornek olmak.Bunlarin yapilabilecegini
gostermektir. Umarim yazilarimdan ozellikle
ileride ciddi olarak tenisi dusunen genclerin
mutlaka ingilizceyi iyi bir sekilde ogrenmeleri
gerektigi sonucu cikiyordur herkese sevgiler
saygilar.
Selami BILDIRICI
Madrid
HERKESE SELAMLAR
BİR
HAFTADIR 40+ SENIOR MİLLİ TENİS TAKIMINDA
ÜLKEMİ MAJORCA’DA DÜNYA TAKIM ŞAMPİYONASINDA
TEMSİL ETTİĞİM VE TAMAMIYLA ORAYA
ODAKLANDIĞIM İÇİN MARSEL İLE İLGİLİ BİLGİLERİ
İLETEMEMİŞTİM. AMA ZATEN O, DAVIS CUP’TAKİ
OYUNUYLA KENDİ HABERİNİ YAZMIŞ : ) AYRICA
TAKIMDAKİ TÜM OYUNCULARI HALUK, ERGÜN VE BARIŞ’I
ANTRENÖRLERİMİZİ, YETKİLİLERİ KUTLUYORUM.
HEPSİ BİRLİKTE YAZDILAR. ( MAJORCA İLE İLGİLİ
BAZI GÖZLEMLERİMİ BİLAHARE İLETMEYE ÇALIŞACAĞIM
)
NEREDE
KALMIŞTIK
YEŞİLYURT
SPOR KULÜBÜ VE MİLLİ OYUNCUMUZ MARSEL İLHAN
DAVIS CUP’TAKİ BAŞARILI MAÇLARININ ARDINDAN
ANTRENÖRÜ CAN UNER İLE BİRLİKTE BU HAFTA
İSRAİL – RAMAT HASHARON’DAKİ 100.000$
CHALENGER'A, MEVCUT PUANIYLA ANATABLODA BAŞLADI.
BUGUN ( SALI ) İLK TURDA, TURNUVANIN 5 NUMARALI
SERİ BAŞI BREZİLYALI ( ATP 115 NO ) THIAGO
ALVES’İ 6-2 / 6-7 / 6-3 YENEREK Kİ - GERÇEKTEN
ÖNEMLİ BİR BAŞARI – 2. TURDA RUS EVGENY
KIRILLOV’UN RAKİBİ OLDU. YARIN OYNANACAK BU
MAÇTA MARSEL VE CAN HOCA’YA BAŞARILAR & BOL
ŞANS DİLİYORUZ
ISRAEL
OPEN
ISRAEL
OPEN OLARAK DA ANILAN BU TURNUVAYA ÜST DÜZEY
TENİSÇİLER KATILIYOR: DUDI SELA - KRISTIAN
PLESS - CHRIS GUCCIONE - BENJAMIN BECKER
MICHAEL BERRER - BOBBY REYNOLDS - NICOLAS
MAHUT - BENEDICT DORSH UNLARDAN BİRKAÇI
YSK KENAN
ONUK TURNUVASI BU ARADA YEŞİLYURT SPOR
KULÜBÜNDE İSE KENAN ONUK TURNUVASI TÜM HIZIYLA
DEVAM EDİYOR. BU AYLARDA MEŞHUR YEŞİLYURT
RÜZGARI OYUNCULARI BİRAZ ŞAŞIRTIYOR. PAZAR GÜNÜ
KOKTEYLE HERKES DAVETLİ.
HERKESE SEVGİLER
KEREM
DEMİRCİOĞLU
Pazartesi,
27
Nisan 2009
Değerli Tenisseverler
Sevgili Gül Güzelbey'in mailini okuyunca
sevindim. Umarım en kısa zamanda sevgili Sera
sağlığına kavuşur. Bu arada hala kan ihtiyacı
devam ediyorsa aranan özelliklerde kan bizim
üniversite personelimizde mevcut hemen 2-3
kişiyi hastaneye gönderebilirim.
Sera'ya tekrar acil şifalar ve herkese sağlıklı
gunler diliyorum.
Sevgilerimle,
Sedefhan
Prof. Dr. Sedefhan OĞUZ
Sevgili Tenisseverler,
Davis Cup 10 yıl aradan sonra, Turkcell’in ana
sponsorluğunda tekrar İstanbul’da yapılacak. 29
Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek
şampiyonada, milli tenisçilerimiz Davis Cup’da
bir üst gruba çıkmak için mücadele edecek.
29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında Tarabya
TED tesislerinde gerçekleşecek Davis Cup’ta Türk
Milli Takımı’nın yanı sıra; Lüksemburg,
Yunanistan, Estonya, Botsvana, İzlanda,
Madagaskar ve Ruanda olmak üzere toplam 8 milli
takım bir üst gruba yükselmek için yarışacak.
Takımımız Marsel İlhan, Haluk Akkoyun, Ergun
Zorlu ve Barış Ergüden'den oluşmakta. Milli Takm
antrenörümüz ise Erhan Oral.
Maçlarımız TED merkez kortta gerçekleşecek.
Herkesi milli takımımızı desteklemeye davet
ediyoruz. Girişler ücretsiz..
Teşekkürler
Harun Velioğlu
Pazar,
26
Nisan 2009
Değerli Tenisseverler,
8- 20 Nisan 2009 tarihleri arasında , Türkiye
Tenis Federasyonu denetim ve gözetimi altında
düzenlenen turnuvamız 20 Nisan 2009 tarihinde
oynanan final maçları ile sona erdi. 562
katılımın sağlandığı turnuvada toplam 55 tek 10
çift olmak üzere 65 maç W.O. olmuş ve toplamda
365 maç oynatılmıştır. Turnuvanın Şampiyon ve
Finalistleri 25 Nisan Cumartesi günü yapılan
ödül töreninde kupalarını aldılar. Ödül törenine
ait foroğrafı ekte görebilirsiniz.
Tüm katılımcılara teşekkür ederek, dereceye
girenleri birkez daha tebrik ediyor, birdahaki
turnuvamızda tekrar görüşmek dileğiyle bol
tenisli günler diliyoruz.
Fuat Nalbant
Taçspor Kulübü
Tenis Koordinatörü
18+ Tek Bayanlar
1.
Öykü Karaaslan
2.
Deniz Gediz
35+ Tek Bayanlar
1. Zuhal Aydınlıoğlu
2. Esen Atılgan
40+ Tek Bayanlar
1. Yıldız Yiğitgüdü
2. Hülya Parıldar
Yeni Başlayan Bayanlar
1.
Neyin Gedizlioğlu
2.
Melis Şahin
18+ Tek Erkekler
1.
Serkan Avcı
2.
Alper Fenman
35+ Tek Erkekler
1.Tuncay Özdemir
2.Mustafa Coşkun
45+ Tek Erkekler
1.Levent Turan
2.Koray Gürbüz
55+ Tek Erkekler
1.Nejat Müldür
2.Bayram Gökbulut
60+ Tek Erkekler
1. Hüseyin Karabulut
2. Mahmut Naibi
Yeni Başlayan Erkekler
1.Memed Bengül
2.Mustafa Özdemir
18+ Çift Erkekler
1.
Levent Conker / Arda Saran
2.
Cem Tınaz / Siinan Göncü
35+ Çift Erkekler
1.
Mert Topçuoğlu /İbrahim Kardeş
2.
Yavuz Erkangil / Sezai Halifeoğlu
45+ Çift Erkekler
1.
David Gill / Özbek Özşahin
2.
Oğuz Parıldar / İbrahim Çeyrek
35+ Çift Bayanlar
1.
Esen Atılgan / Karolin Menase
2.
Füsun Güner / Zeynep Çınar
18+ Karışık Çiftler
1.
Tuana Denizci / Cem Tınaz
2.
Sırma Bingeli / Arif Aydoğdu
35+ Karışık Çiftler
1.
Sevinç Gezer / Şenol Ergün
2.
Yıldız Yiğitgüdü / Tamer Toktamış
Cumartesi,
25
Nisan 2009
Değerli Tenisseverler,
Bizim subelerimiz (B-Fit) vasıtasıyla İzmir
Lösemilileri Yaşatma Derneği Başkanı Celal bey'e
ulaştım. Kendisine Sera ile ilgili bildiklerimi
paylaştıktan sonra aldığım güzel haberi sizlere
de ileteyim dedim. Yaşı itibarıyla bu hastalığı
çok kolay atlatır merak etmeyin. En fazla 3-4 ay
hastane işleri olacak o kadar dedi. Tabii
konusunda tecrübeli birinden böyle güzel
haberler almak son derece sevindirici! Ayrıca
Celal bey, İstanbul'daki ayaklarıyla DA, hemen
pazartesi sabahına 3 ünite trombosit bile
ayarladı! Umuyoruz hepimizin güç birliği ile çok
sevgili Sera'mız bu hastalığı 6-0 6-0 yenecek!
Ayrıca, arkadaşımızın hijyeni açısından
da,hastane ziyaretlerimizi son derece minimumda
tutmamızda Sera'nın saglıgına kavusması
açısından da çok önemli olduğunu hatırlatmak
istiyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Gül Guzelbey
Asagida belirtilen kategorilerde 07-17 Mayıs
tarihleri arasında Veteran turnuvamız
başlayacaktır.
Katılımlar için kayıtlar başlamıştır.
18+ Tek Erkek
18+ Tek Bayan
30+ Tek Erkek
30+ Tek Bayan
45+ Tek Erkek
35+ Cift Erkek
30+ Karısık Cift
CAMLICA TENIS KULUBU
TURKAN HURFIKIR
Tenis oynayan ve geliştiren herkese selam,
sanırımki ben bu Tenisi öğrendim . Görüntü öyle
gösteriyor bundan 15 yıl önceki kaybettiğim
maçın rövanşını bu sefer aldım belki o'zamanda
sıkı bir Tenis oyuncusu olsaydım İngiltereye
gidecek ve Cambridge Ünv.de İngiliz arkadaşlarla
güzel bir tatil geçirecektim. Fakat kısmet
olmamıştı bu kez kırılma anı olmadı ve hemen
vazgeçmedim off puff demedim. İspanya
Elçiliğinin istediği tüm evrakları verdim.
Gittim geldim ve sonuçta İspanyaya önümüzdeki
hafta gidiyorum uçak biletini ,yerimi ,hepsini
ayarladım. Biraz tuzlu olacak ama olsun ben
yinede kendimi toparlarım.
Sevgiler, saygılar
Selami BİLDİRİCİ
Cuma,
24
Nisan 2009
Gündemdekiler
Değerli Tenisseverler,
İnternet Gazetesi Tenis Klinik
1.
Böyle Spor yapılır mı?
Geçtiğimiz haftalarda Kırklareli Bedensel
Engelliler Spor Kulübü, Bursa’ya, Osmangazi
Belediye Spor Kulübü ile deplasman maçına
gidiyor. Ve bakın başlarına neler geliyor.
Kırklarelililer Cuma günü öğlen Bursa’ya
varıyorlar. Bedensel Engelliler Spor
Federasyonu’nun belirlediği fikstürde,
belirlenen salonda, maçtan bir gün önce,
potaları tanımak ve antrenman yapmak için salona
geldiklerinde maçın orada oynanmayacağı,
belediyenin Osmangazi takımına tahsil ettiği
salonda oynanacağını öğreniyorlar. Salonu bulup,
durumu öğrenene kadar sadece 45 dakika antrenman
yapacak zamanları kalıyor.
Yavuz Kocaömer
2.
Tenis kriz dinlemiyor
TENİSTE, turnuvalar ve etkinlikler ne yaz-kış
dinliyor ne de ekonomik kriz.
Türkiye'nin dört bir yanındaki kortlar bir an
bile boş kalmıyor desek yeridir. Onun için bu
yazımızda, yorum yapmayı bırakıp, halen devam
eden ve yakın tarihte gerçekleştirilecek olan
organizasyonlardan söz etmek istiyorum...
Tespitler
BÜYÜKLER Ulusal Kış Kupası, TED Kulübü kapalı
kortlarında oynandı. Erkeklerde Marsel İlhan,
bayanlarda İpek Şenoğlu, Pemra Özgen ve Çağla
Büyükakçay yurt dışında turnuvalarda mücadele
ettikleri için kış kupasına katılmadılar.
Böylece bayanlarda genç tenisçilere fırsat
doğdu. Seyirci sayısında olumlu bir artış vardı.
Kapalı kort sayımız da çoğalıyor, antrenman
imkánları da. Gençler sabah erken saatlerde okul
öncesi bile tenis oynayabiliyorlar. Bazıları da
antrenmanların dışında maddi olanakları
doğrultusunda yurt dışında turnuvalara
katılıyorlar. Özetle hedef çıtası yükseldi.
Engin Kratzer
3. Geleceğe koşanlar
Görmeye alışık olmadığımız, sıradışı bir proje
bu: Geleceğe Koşanlar.. Ülkemizin sponsorluk
algısını ve yazgısını değiştirebilecek bir
proje. İşin içinde Turkcell gibi bir spor
ordinaryusunun olması da ayrı bir değer
oluşturuyor. Yakışanı da buydu zaten. Sponsorluk
kavramında ne düzeyde olduğumuz ortada. Bırakın
geleceği, geleceğin ötesine geçmiş olan
sporcularımızı bile organize etmekten aciz
kalmışız. 70 milyonluk nüfusta Kardelen gibi tüm
zorluklara rağmen ayakta durabilen sporcularımız
var. Ama sponsorları yok!..
Cahit Yavuz
4. Turkcell Geleceğe Koşanlar Projesi...
Bu konu layık olduğu şekilde duyulmadı ama Türk
tenisi için önemli bir sponsorluktur. Turkcell
bilindiği gibi Davis Cup 2009 organizasyonu ana
sponsorudur. TTF bu proje ile çok başarılı bir
iş yapmıştır. Emeği geçen herkesi kutluyoruz.
TURKCELL, "Geleceğe Koşanlar" İle Geleceğin
Tenis Şampiyonlarına Destek Verecek Turkcell,
Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile geliştirdiği
"Geleceğe Koşanlar" projesi kapsamında 11 ilde,
12-16 yaş arasındaki 160 yetenekli sporcuya
profesyonel eğitim desteği verecek
Sona Yaklaşırken
Sizler bu yazıyı okurken Aus Open 12. günde
olacak. Bayanlar finalistleri Dinara Safina ve
Serena Williams. Erkeklerde ise ilk yarı
finalist Roddick önünde rahat bir galibiyet alan
Federer. İkinci finalist ise bugün belli oluyor:
İki solak İspanyoldan birisi, Nadal veya
Verdasco. Bugüne kadar olan bitene bakınca ilk
göze çarpan favori isimlerin çeyrek finalden
önce elenmeleri oluyor elbette. Tabii buna bir
de aşırı sıcak ve yorgunluk sonucu sakatlıklarla
yarım kalan maçları eklemek gerekir.
Mete Yaylalı
5. Yine Spora Siyaset Karıştı
Her ne kadar spor siyasetten uzak tutulmaya
çalışılsa da hükümet politikalarının spor
dünyasına yansımaları oluyor. Bu gerçeğin son
örneği teniste yaşandı. İsrailli bayan raket
Shahar Peer (*), Birleşik Arap Emirlikleri'nden
(BAE) vize alamadığı için hafta başında start
alan Dubai Tenis Turnuvası'na katılamadı.
Profesyonel bayan tenisinin (WTA) karar alma
mekanizması söz konusu gelişmeyi, "kabul
edilemez" olarak nitelendirirken turnuva
organizatörleri, "sporcuların ülkeye girişleri
bizim sorumluluğumuzda değil" tezini kullanıp,
suçsuz olduklarını ileri sürüyorlar. Bu arada
Peer'in yaşadığı vize krizi, bir başka gerçeği
de ortaya çıkardı.
Cem Çetin
6. Engeller Hülya Cup’la Aşıldı
TED kulübünde yapılan Hülya Avşar Cup tenis
turnuvası, engelli, engelsiz tüm sporcuları
tenis heyecanıyla buluşturdu. Adına turnuva
düzenlenen ve bu turnuvanın geliriyle tenis
bursu verme sözü veren Hülya Avşar, kendisi de
bu turnuvada yarışarak, tenisin gelişimine katkı
sağlamaya devam ediyor. Her yıl olduğu gibi bu
yılda, tüm tenisçiler, bu turnuvadaydı. En
önemlisi ise geleneksel olarak, tekerlekli
sandalye kategorisinin de bu turnuvada
yapılmasıdır. Yılın ilk engelli turnuvası olması
nedeniyle, engelli sporcularımız için bu turnuva
çok önemliydi.
Havva Türedi
7. Yağmuru Trabzon'un
Kapkara bir denizin yükselen dalgalarının değeri
ancak Trabzon’da yaşanınca anlaşılır. Boşuna
Karadeniz dememişler ona. Heybetini hele bir de
fırtınalı bir günde görün siz, yanına
yaklaşamazsınız. Hele hele bir de yağmur yağınca
simsiyah olur o engin deniz. Trabzon’da tenis
oynamaya başladığım zamanlarda tenis oynamayı
sevdiğim kadar yağmurdan nefret ederdim. Neden
mi? O zaman oynayamazdım çünkü. Trabzon’da iki
tane tenis kortu vardı. Biri Karadeniz Teknik
Üniversitesi Kampüsü içerisinde biri de K.T.Ü.
Sahil Tesisleri’nde. Biz tenis kursumuzu Sahil
Tesisleri’nde yapar, kendi aramızdaki haftada
oynamamız gereken zamanı da genelde Kampüs
kortunda yapardık.
Gülberk Gültekin Salman
8. Gülberk Gültekin Salman Gerçek Şampiyon
1974 yılında dünyaya gelen, ilk ve orta
eğitimini Trabzon’da, liseyi İstanbul,
üniversiteyi Amerika’da, Yüksek lisans ve
doktorayı İstanbul’da tamamlayan, kendini bilim
dünyasına adayan ve tüm zamanların en iyi Türk
kız tenisçisi Gerçek Şampiyon Gülberk Gültekin
Salman’ı sizler adına araştırıp tanıtmaya
çalışırken, böylesine muhteşem bir sporcuyu
yakından tanımanın mutluluğunu yaşadık.
Hülya Cup 2009
Her yıl Hülya Avşar adına düzenlenen, 01-12
Nisan arası oynanan "Hülya Cup" tenis
turnuvasına rekor katılım oldu. Tenis Eskrim
Dağcılık Kulübü tarafından düzenlenen turnuvada,
tenisçiler farklı kategorilerde mücadele ediyor.
Hülya Avşar basın toplantısında, bu turnuvanın
geliriyle ihtiyacı olan çocukların 8 yıllık
eğitim masrafının karşılanmasıyla birlikte tenis
bursu verileceğini ve Tarabya Ted kulübünde
düzenlen basın toplantısından sonra Şahan
Gökbakar'la gösteri maçı, arkasından partneri
Sadettin Saran ve rakipleri Emine Erdem/Erkan
Bayazıtlı çiftine karşı maçlarını yaptılar.
Erkan Bayazıtlı
9. Andre Kirk Agassian
1970 doğumlu Andre Agassi, İran asıllı bir
ailenin dördüncü çocuğudur.Babası Mike Agassi,
bir dönem İran adına Olimpiyatlara katılmış bir
boksördür ve en büyük hayali çocuklarının
dünyaca ünlü birer tenisçi olmaları, Grand
Slam’lerde başarılar kazanmalarıdır.Agassi
ailesi 1950’li yıllarda ABD’ye göç ederler.Andre
Agassi’nin tenisle tanışması daha bebekken
başlar.2 yaşına geldiğinde babası ona ilk
raketini alır ve bir süre sonra Mike Agassi
evlerinin bahçesine bir tenis kortu
yaptırır.İşte bununla beraber Andre kendisini
yoğun bir tenis eğitiminin içinde bulur.Henüz
çok küçük bir çocukken dünyaca ünlü tenisçilerle
antrenman yapmaya başlar.14 yaşına geldiğinde
Nick Bolletieri’nin tenis akademisine
yazılır.Profesyonel tenis oyunculuğuna da burada
geçiş yapar
Ebru Kalay
10. Federer Rakiplerine Halen Korku
Salıyor
Rakiplerine gore Roger Federer sıralamadaki
birinciligini kaybetmiş olabilir ama hala müthiş
bir rakip. İsviçreli yıldız bu sene henüz bir
turnuva kazanamadı ve geçtiğimiz günlerde
Miami’de bir turnuvada maç sırasında sinirlerine
hakim olamayıp raketini parçaladı. Rakipleri
Roger Federer için bakın neler söylüyor; "Bir
grand slam’de final oynadi, iki tane masters
series yarı finali oynadı." Rafael
Nadal
"4 sene boyunca herşeyi
kazandı, şimdi bir kaç maç kaybediyor. Krizde
falan değil. Her zaman sakin olan birisi için
raketini parçalaması garip geldi, ama maç
sırasında sinirlenince böyle şeyler oluyor."
Eren Çelik
11.
Mükemmellik
Tenis performansi ustune okudugum bir yaziya
gore; gelecek nesillerde yetisecek tenis
yildizlarina ogretilmesi gereken en onemli is
mukemmellik kavraminin ogretilmesi .Lorenzo
Beltrane bu konuya onem vererek dikkatimizi pek
cok konuya cekiyor.
Gül Mijgar
12. Tatli Hatıralar
Yagmurlu bir gündü, tıpkı bugünkü gibi dit tiri
diri dit kaybetmistim seni akti gozyasim karisti
yagmura ...bu şarkıyı hep sevmişimdir...o
zamanlar perma lı saclar daha havalı
sayılıyordu. Nerdeyse 3 yıldır saçlarım surekli
böyle görundüğünden ben de inanır oldum onların
dogal kıvırcık olduklarına ve hiç düşünmeden ‘’
evet kendi saçım’’ dedim. Aslında yalan söylemiş
saymayabilirim kendimi peruk değildiler en
azından.
Yurdanur Özer
13.----
Murat Zaralı, Eren Çelik, Yıldız Güvendi, Gülay
Şentay, Gül Mijgar, Zeynep Sezerman haberleri ve
daha fazlası Tenis Klinik’te.
Tenis kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Tenis Klinik |